<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9" ?> 
<rss version="2.0">
<channel>
<title>Pirdesur - Avranchi Productions AXD Ajansı Web Sayfasıdır..</title>
<link>http://www.pirdesur.com</link>
<language>tr-TR</language>
<item><title>VÊNGDÂME</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=178</link><description><![CDATA[<DIV class=UIStoryAttachment_Title>
<DIV class=UIStoryAttachment_Title><SPAN class=UIStory_Message></SPAN></DIV><SPAN class=UIStory_Message></SPAN>
<DIV class=mobile_status><SPAN id=profile_status><SPAN id=status_text>BERTIJ,PIRDESUR, VEGDAME,BAVA DUZINI VE GOLA CETU BELGESELLERIMIZI DERSIM MERKEZ OTOBUS TERMINALINDE BULUNAN SERCAN BUFE DEN TEMIN EDEBILIRSINIZ...</SPAN></SPAN></DIV>
<DIV class=mobile_status><SPAN><SPAN></SPAN></SPAN>&nbsp;</DIV>
<DIV class=mobile_status><SPAN><SPAN></SPAN></SPAN>&nbsp;</DIV></DIV>
<DIV class=UIStoryAttachment_Title>"Vengdame" Beyite Yitikate Dersimi </DIV>
<DIV class=UIStoryAttachment_Title>&nbsp;</DIV>
<DIV class=UIStoryAttachment_Copy>VÊNGDÂME Bu bir müzikal değildir. Bir belgesel, video-müzik albüm yada benzer bir çalışma da değildir. Bu çalışma, Dersim’de tanrıya ulaşmak için inananların gönüllerinden geçen ve tanrıya ulaşmasını istedikleri dileklerini; bazen kısa bir dörtlükle, bazen uzun mısralar<SPAN class=text_exposed_hide>...</SPAN><SPAN class=text_exposed_show>la, çıplak sesi yada bağlamasıyla, cura gibi geleneksel müzik aletleriyle birlikte dillendirdikleri yaşamın tam içerisinden aktarılan sesleniştir. Bu dvd’nin içerisinde yaklaşık olarak 30’un üzerinde sesleniş yer alıyor. Toplumun farklı katmanlarından insanların farklı taleplerini hepsinin kendisine özgü bir şekilde dillendirmesine tanıklık edeceğiz. Dinsel sıfatları bulunan, Dede, Pir, Rehber ile sıradan bir annenin, bir gençkızın yada sıradan bir adamın Dersim’de tanrıya sesini ulaştırma çabası, her ne kadar özgünlük ve güncel-kişisel tonlamayla yapılsa da kuşkusuz ki binlerce yıllık bir geçmişin izlerini yinede bünyesinde barındırıyor. Dersim Kürt Aleviliğinde belirli ritüeler hariçinde insan ve tanrı arasındaki ilişkide herhangi bir formun olmaması, kişilerin istedikleri yer ve zamanda istedikleri şekilde tanrıya ibadet edip bağlılıklarını bildirme yada dileklerini seslendirmeleri bu inancı görsellik ve ses olarak daha canlı bir formata koymaktadır. “Raa Haq” ( Tanrının Yolu ) olarak tanımlanan inancın en önemli ritüellerinden birisi, Türkçe “Ayin-i Cem” olarak tanımlayabileceğimiz “Venga Haq daene” dir. “Tanrıya Sesleniş” ayini Ayin-i Cem ile benzer bir çok özellik taşısa da, temel olarak ayrı bir ritüeldir. Ayini yöneten kişi, sorun, istek ve dilekleri alır ve “haq” olarak tanımlanan kutsalın huzurunda dile getirir. Ondan aldığı yanıtı da cemaate ulaştırır. Bire bir aynı olmasa da, bizim görüntülediğimiz, kayıt ettiğimiz çalışma de genel olarak “tanrıya seslenme” dir. Biz de bu nedenle çalışmamıza “Vêngdâme” ( Ses veriyoruz ) adını verdik. Biraz da, Alevilikteki tek ibadet dilinin Türkçe olduğu tezlerine karşılık, Dersim’den bir seslenişi barındırsın istedik. Görsellikle çok oynayıp klip haline getirmeyi de doğru bulmadık, sadece insanların seslenişlerini aktarıp görsel alanda bir boşluk da bırakmak istemedik. Zaman zaman Dersim’de yaşanan özgün ritüellerden kareler yerleştirdik. Çok kısa ve öz sayılabilecek görüşleri, duaları da özgünlüğünü bozmamaya gayret ederek aralara sıkıştırdık. Türkçe yada farklı bir dile altyazıya da bilinçli olarak çevirmedik. Çünkü, kelimelere yüklenen anlamlar “altyazı” ile ifade edilemeyecek kadar, bizim anlayamayacağımız kadar derin ve farklı anlamlar barındırıyordu. Amacımız, artık neredeyse “çığlık” olarak tanımlanabilecek, çok az insanın gerçek anlamıyla yaşayabildiği bir geleneği, bir kültürü, bir inancı genel olarak Dersimli dostlarımıza duyurabilmek, bizim seslenişimizde onların da bize ses vermesini, sesimizi yükseltmeyi, güçlendirmeyi istedik. Bu nedenledir ki, ticari olarak satışı sembolize edecek ücretlendirmeye de girmedik, girmeyeceğiz. Dersim’de inanç alanında var olan bir geleneği, inanca ilişkin yaptığımız bir işte de hayata geçirip, “çıralık” karşılığında isteyen herkese ulaştırmayı hedefledik. Kaç kişi ister, bizim gücümüz ne kadarına ulaştırmaya yeter, kimin gönlünden ne kopar şimdilik elbet bilemiyoruz... Bunun çözümü internet ortamında da olabilirdi. Ancak daha önceki yüklediğimiz videolardan anladık ki, internet ortamında yer alan ve izlenen görseller hak ettiği değeri görmüyor, vakit geçirmek ve eğlenmek için genelde seyrediliyorlar. Herkesin izlemesinden ziyade, görmek, anlamak ve öğrenmek isteyenlere, nette dolaşırken rastladığı için değil, özel olarak vakit ayıranlara ulaştırmayı hedefledik. Teknik olarak Bir buçuk saat ile sınırlı tutuldu. 19 tane beyit ve 10’un üzerinde yakarış, dua, şiir ve seslenişi içeriyor. Farklı kesimlerden 5 kişinin inanca ilişkin çok kısa görüşleriyle birlikte Dersim’deki altı ziyaretten görüntüler yer alıyor. Çalışma, dv formatında çekildi DVD formatında yayınlandı.</SPAN></DIV>]]></description><pubDate>5/15/2010</pubDate></item><item><title>Alevilerin Cumhuriyet ve Laiklikle İmtihanı - Caner Canerik Ropörtajı -</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=173</link><description><![CDATA[<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 10pt; BACKGROUND: #f9f9f9" class=MsoNormal><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Verdana','sans-serif'; FONT-SIZE: 8.5pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR">Taraf Gazetesi’nde 08 Ocak 2008 Tarihinde yayınlanan “Alevilerin Cumhuriyet ve Laiklikle İmtihanı” başlıklı yazı dizisi için yapılan söyleşinin tam metni <BR><BR>Taraf : Caner, Alevi meselesinde Kürt Alevilerin sanıyorum biraz özgün bir yanı var. Alevilerin cumhuriyetle ilişkisini ana hatlarıyla nasıl değerlendirebilirsin?<BR><BR>C.Canerik: Türkiye Cumhuriyeti kurulduğunda Alevilere, Bektaşilere ait tekkeler de kapatıldı. Sonradan Atatürk’ün “Alevi” olduğu yönde şayialar çıkartıldı, Hacı Bektaş’a gidip dedelerin elini öptüğü iddiaları da var. Biliyorsunuz el öpmek Alevilikte önemlidir. Hatta ceme katıldığı iddiaları da var. Oysa Kemalist rejimin dine bakışı her zaman aynı olmuştur; tekke ve zaviyeler kanunu Cumhuriyet’in bir bütün olarak dine bakışını ortaya koymuştur. Cumhuriyet Sünnilere yönelik de baskıcı olmuştur. Tek farkı, camiler açık kalmış devlet İslam’ı kontrol altına almıştır. Bir takım yasaklamalar olsa da inanç ve ibadetlerini sürdürebilmişlerdir. Ancak Alevilere yönelik baskılar sürmüş, polisten jandarmadan gizlice ibadetlerini yapmak zorunda bırakılmışlardır. Bu bağlamda Aleviler için Osmanlı ile Cumhuriyet dönemleri arasında fazla fark olduğunu düşünmüyorum.<BR><BR>Kürt Aleviler için ise Dersim 38, Aleviler ve Cumhuriyet ilişkisinde bir kırılma noktasıdır. Bu zamana kadar dağlarda, köylerde gelenek ve göreneklerini yaşatan, ibadetlerini yapan insanlar güçlü bir asimilasyon politikasına da maruz kalmışlardır. Dersim 38 sonrasında Kürt Alevilerin özgünlüğü törpülenmiş, hatta yok edilmek istenmiştir. Sürgüne gönderilen Kürt Alevilere bakın; hep Türk ve Sünni bölgelere gönderilmişler; etnik, inanç boyutuyla asimile edilmek istenmişlerdir. Nitekim aile içerisinden, babamdan, amcamdan biliyorum ki Türkleştirme ve Sünnileştirme politikası kısmi olarak başarıya ulaşmıştır. <BR><BR>Taraf: Bunları yaşayan Dersim Alevileri, sonraki yıllarda, hala bile kendisini “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran parti” olarak tanımlayan CHP’ye çok ciddi destek verdiler ama?<BR><BR>C.Canerik: Kürt Alevilerin, Kemalizm’le ilişkisi Türk Alevilerden çok farklı değil aslında. Bir önceki nesil, aslında dayatılan sisteme karşı direnmiştir. Devlete gidip memurluk yapmak bile ihanet ve kölelik sayılır, kötü karşılanırdı. Ama son süreçte bütünleşme, sahiplenmede ve mevcut statükonun korunmasında Alevilerin ön plana çıktıklarını görüyoruz. Bunun en önemli nedeni; göçlerin –asimilasyonun- etkisi ve bununla birlikte yaratılan korkudur. <BR><BR>1938’de Kürt aleviler üzerinde ciddi bir korku yaratıldı. Onbinlerce insanın sorgusuz, sualsiz katledildikleri iddiaları hala Kürt Aleviler üzerinde etkisini sürdürüyor. İnsanlar hala kendi özlerine sahip çıkmaya, kendini “Kürt ve Alevi” olarak tanımlamaya korkuyorlar. 38’i yaşayan bu insanların suskunlukları bir boşluğa neden oldu. Sonraki nesillere geleneksel –sözlü- değerler aktarılamadı. Bunun yerini ise Kemalistlerin “Atatürk Aleviydi, Gerçek Türk biziz, Aleviler aydındır, çağdaştır, Atatürkçüdür” gibi ucube propaganda cümleleri aldı ve kendine önemli bir yer bulabildi. Zaten; geçmişinden kopartılmış, tüm kültürel unsurları torpülenmiş insanların, suda çıkmış balık misali verilecek her şeyi –korku unsurunu da göz ardı etmeden- bu politikanın etkisine girememesini beklemek biraz gerçeklikten uzak olur. Bu ise bana göre bir parça “abuk” bir durum yarattı. O da, bu gün Alevilerin “bilgili, akıllı, çağdaş, demokrat, devrimci, özgürlükçü, hümanist” gibi altını dolduramadıkları boş sıfatlara sarılmalarına ve bununla birlikte bu tanımlamaları kullanan Kemalist –sol- kesimin etkisi altına alınmalarına ve gerçekten uzaklaşmalarına neden oldu. Bu en büyük yanılgılardan birisidir.<BR><BR>Taraf: Dersim ve Alevilik üzerinde solun etkisi ne oldu peki?<BR><BR>C.Canerik: Türkiye solu; Kemalistlerin Kürt Alevilere yönelik politikalarına, onların köklerinden kopartılmalarına hizmet etti. Kürt Alevilerin yaşam gerçeklerini, felsefelerini anlayamadılar, anlayamazlardı da zaten. Kemalist baskıya karşı kendisiyle birlikte hareket edecek güç odağı arıyan Dersimliler; muhalif ve kendilerinden yana olduğunu söyleyen gençlere kapılarını açtılar. Uzun yıllar sisteme karşı solcu, idealist, sosyalist gençleri desteklediler. Buna karşılık solcular, kendilerine açık bırakılan kapıdan en değerli şeyleri alıp götürdüler. Solun en büyük yanılgısı ve hatası Kürt Aleviliği ve genel olarak dini, olduğu gibi geri, gerici görmeleridir. Evet kısmi olarak bunu kabul edebiliriz. Ancak, binlerce yıllık bir ekimin mahsülü olan değerleri bir çırpıda silip atmak gerçekçi değildir. Her şeyden öte alışkanlıklar ve davranış tarzlarını bıçak gibi kesip atamazsınız. Sol, gerçekçi olmayan politikalarıyla hem kendi, hem de binlerce yıllık Anadolu kültüründe can damarını kesti. Dersim’in, Kürt Alevilerin ittifak arayışında sol, farkında olmazsa da çok büyük bir ihanet gerçekleştirmiştir. Devrimcilik, kardeşlik, eşitlik, özgürlük gibi kavramları kullanarak Kürt Alevilerin Türkleştirilmesine ve Sunileştirilmesine “aydınlatılma” adına hizmet etmiştir. Geçmişte Dersimde güçlü olan PDA yani bu günkü İşçi Partisi çizgisindeki Kürt Alevileri iyi incelemek gerekiyor. Bu sol propağanda, sol güçler içlerine aldıkları, “kafaladıkları” insanları almış ve bu gün “Türk Milliyetçisi” duruma getirmişlerdir. Sanırım ki bu yapılara Almanya benzerleri gibi “Nasyonal Sosyalist” –NAZİ- tanımlaması yapmak yanlış olmayacaktır. Zaten kendilerin de “Nasyonal Sosyalist” in Türkçe karşılığı olan “Ulusalcı Sosyalist” tanımlamasını kullanıyorlar.<BR><BR><BR>Taraf: Bu anlattığın durumun gerçekleşmesinde CHP’nin yani Sosyal Demokratların rolü neydi?<BR><BR><BR>C.Canerik: Burada; 1960 Yılını kırılma noktası olarak almak lazım. 1960 Öncesi zaten Kürt Aleviler üzerinde yoğun bir askeri baskı vardı. Tüm Türkiye’dekinden bir parça daha yoğun belki. Ardından ise, kendi yarattıkları korku ortamına karşı çıkan, özgürlükçü, aydınlanmacı bir CHP çıktı karşımıza. 1970’li yıllarda ise Türk Sosyalist hareketinin Truva Atı misali Türkiye Devrimini, legal siyaset içerisine sızarak gerçekleştirme “taktiği” benimsediğini görüyoruz. Bu, Kürt Aleviler gibi sistemle bütünleşmesi, sistemin koruyucusu zor olan merkezlerin “taktik, strateji” adı altında sistemin içerisine sokulmasına neden oldu. Hiçbir zaman devrim olmadı ve CHP içerisine götürülen Kürt Aleviler, sosyalist değil Kemalist yapıldılar enternasyonal yoldaşları tarafından. <BR><BR>Taraf : Aleviliğin bir “köy inancı” olduğu, kentleşince deyim yerindeyse “bozulduğu” yönünde bir görüşün olduğunu biliyorum. Bu konuda da anlatacakların olmalı?<BR><BR>C.Canerik: Aleviliği ikiye ayırmak lazım; şehirde yaşayan Bektaşi ve köylerde yaşayan Kızılbaşlar olarak. Bektaşilerin Osmanlıyla ilişkileri, malum. Yeniçeriler Bektaşi idi. Özellikle 60’dan sonra ekonomik, sosyal nedenlerin de etkisiyle Kürt Alevilerin büyük bir göç olayı var. Zorla ya da gönüllü göçler oldu. Bunun Alevilik açısından yarattığı en önemli sıkıntılardan biri, yargılama –yaptırım- mekanizmasının çökmesidir. Mesela düşkünlük Alevilikte çok önemli bir yaptırımdır. Kentlere gelince bunun hiçbir anlamı –gücü- kalmadı. İnanç ve ibadetlerdeki yerel motifler anlamsızlaştırıldı. Yerine İslam’a Arap kültürüne daha motifler yerleştirildi. Yaşamın bir çok alanında Alevilik, Alevilerin günlük sorunlarına çözüm getiremedi ve sembolik bir hale büründü. Çok basit bir örnek. Eşcinsellik meselesinde karşımıza çıkıyor. Kürt Alevilerde, belirli bir aşiretin mensupları doğuştan dini önder olarak, erkekler “Bava” kadınlar ise “Ana” olurlar. Bir transeksüel vardı. Bu aşiret mensubu. Ameliyat olmuş ve kadın olmuştu. Sorum şuydu : Transeksüel birisi “bava” mı yoksa “Ana” mı sayılmalı. Ne yazık ki, bu çok uç örnekte görüldüğü üzere Aleviler günlük gelişmelere yanıt bulmaktansa, tüm o savundukları, “Aydın, çağdaş, demokrat, hümanist” kimliklerini unutarak, bu insanı “düşkün” ilan ediyorlar. Keza, Alevilerin Perşembe gecesi yaptıları Ayin-i Cemlerin Pazar günü ve sadece sembolik olarak gerçekleştirilmesi, bu ayinlere katılan insanların ayinin özünde yer alan ve rızalıklarının alınması, aralarından husumet olmaması ve varsa da çözülmesi gibi toplumsal bağları güçlendirici unsurlardan uzaklaşılması değişimi olumsuz etkiliyor. Bununla birlikte elbette ki cemevleri ve önder olarak ortaya çıkan kime hizmet ettikleri pek bilinmeyen kişilerin yönlendirmeleri, Alevilerin bunu sorgusuz kabullenmeleri, teslim olmaları da kentleşmeyle birlikte Aleviliği olumsuz etkileyen unsurlardan. Kürt Aleviler açısından bakarsak da, etnik –bölgesel- kültürün getirdiği farklı Alevilik anlayışının çok sert bir “Türkçü Alevilik” duvarına çarptırılması da farklı ve çok dikkat edilmesi gereken bir konu.<BR><BR>…<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></P>
<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 0pt; BACKGROUND: white" class=MsoNormal><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Verdana','sans-serif'; FONT-SIZE: 8.5pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></P>
<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 10pt; BACKGROUND: #f9f9f9" class=MsoNormal><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Verdana','sans-serif'; FONT-SIZE: 8.5pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR">Taraf: Bu noktada Kürt sorunuyla da bağlantılı bir durum söz konusu…<BR><BR>C.Canerik: Evet; sistem pkk’ye karşı ittifak arayışına girdiği zaman Alevileri keşfetti. Yakın tarihlere kadar, mesela Maraş’ta katledilen Aleviler, Kürt sorununun gündemleşmesiyle beraber rejim için önem kazandı. <BR><BR>Hala yasal olmazsa da, fiilen Cem evleri ne zaman kurulabildi? Ne zaman yaygınlaşmaya başladı? 80 Yıllık iktidar döneminde, devlet baskısının Kürt sorunu nedeniyle en yoğun olduğu süreçte, sistemin red ettiği ve zaman zaman büyük kıyımlar yaptığı Aleviler nasıl oldu da birden güç olarak ortaya çıkabildiler ? Bunlar oldukça tartışmalıdır. Cem evlerini kim kurdu? Sivas olaylarından sonra kuruldu bir çok Alevi derneği. <BR><BR>Sivas katliamı, Dersim 38’den sonra diğer bir önemli kırılma noktasıdır. Sivas katliamından sonra Aleviler sistemden kopacakken, cem evlerine izin verildi. Ama burada bir taşla iki kuş vuruldu. Birisi, pkk’ye karşı Aleviler devletin yanına çekildi, ikincisi ise sistemden kopması önlendi ve sisteme bağlanıp koruyucusu haline getirildiler. Atatürk motifinin ibadethanelerin içlerine kadar girmesi en büyük göstergedir.<BR><BR>Taraf: Cem evlerinde dinsel ve Alevi inancının değer verdiği resim ve portrelerden neredeyse daha çok Atatürk portreleri, büstleri var. Bir yandan cem evlerinin ibadethane olarak kabul görmesi istenirken, bir yandan da, beğenip beğenmemek ayrı bir şey, bir politik liderin, bir politik kişiliğin bu denli yüceltilmesi, bana tuhaf geliyor. Bahsettiğin “koruyucu” ihtiyacından mı kaynaklanıyor bu?<BR><BR>C.Canerik: Bir politik figürün, cumhuriyetin kurucusu, kurtarıcısı dahi olsa ibadethanede bulunması abestir, Alevilik felsefesiyle bağdaşmamaktadır. Hacı Bektaşi Veli’yi, 12 İmamları, Hz. Ali’yi anlayabiliriz ama Atatürk neden? Tek bir neden var: dinin siyasete alet edilmesi ve Türkleştirme çabası. Türkleştirme arttıkça da; metropollerde Kürt Alevilerin bir dayatmaya maruz kalmaları kaçınılmaz oldu. İbadet etmek için cemevine gitmeniz zorunlu ve o cemevini kuran -yada ele geçiren- unsurlar gelen kişilere kendi gerçekliklerini, Türklüğü ve İslamın bir parçası oldukları ajitasyonunu ve onun gereğini dayattı. Bu gün hiçbir cemevinde tüm o “hümanist” söylemlere rağmen Kürt Alevilerin kendi dillerinde değil ibadet etmek, bunu dillendirme imkanı bile yok. Bu yapılar içerisndeki yöneticilerin Türkleşmiş, çoğu Dersim kökenli Kürt Aleviler oldukları gerçeği ise ayrı bir trajik durum.<BR><BR>Taraf: Cumhuriyet Mitinglerinde meydanları dolduran kalabalığın asıl omurgasını Alevilerin oluşturması bütün bunların sonucu mudur?<BR><BR>C.Canerik: Aleviler bir anlamda korkularının esiri oldular ve düşmanına aşık oldular. Ordu, Atatürk, laiklik konusundaki Alevilerin mevcut konumları ancak bu şekilde değerlendirilebilir. Bakın artık Kızılbaşlar da bunu söyleyemiyor, “Aleviyiz” diyorlar. Statüko içinde yer alarak meşruluk kazanmanın bedeli, kendinden vazgeçmek oldu…”Bu kış komünizm” gelebilir ile sistem İslamcıları sola karşı kullanırken, öncülüğünü CHP’nin yaptığı ”Bu kış şeriat gelebilir” propagandasıyla da Alevileri sistemin koruyucusu olarak kullandı. Cumhuriyet mitingleri en somutlaşmış halidir…<BR><BR>Taraf: “İlerici, yenilikçi” bir dinamik olarak değerlendirilen Aleviler, bu halleriyle statükocu mu oldular yani?<BR><BR>C.Canerik: Aleviler artık sistemi koruyan bir potansiyel durumuna getirildiler. Alevilikteki etnik bağın koparılmasıyla, kültürel değerleri, ritüelleri değişti. İbadet tarzları da farklı. İbadet dili Türkçedir deniyor. Hayır, değildir! Çok önemli de değil aslında, önemli olan farklılıkların ortaya çıkması, ayrımcılık yapılmaması. Kürt Alevilerle konuştuğunuzda Hızır vardır, pagan değerler vardır. Türk Aleviliğinde Pir Sultan, Hacı Bektaş vardır, hatta Kuran vardır. “Aleviliğin Türkü Kürdü yoktur” inancı hakim kılındı. Böylece etnik bir boşluk yaratıldı. Bu boşluk da Türklük ile dolduruluyor. İnsanlar Türkleşmeye başladı. Böyle olunca “göreve” çağrıldıkları zaman, Aleviler Cumhuriyet Mitinglerine gittiler. Ermeni meselesi de bir ölçüdür. Kürt Alevilerin Ermenilerle sorunu yok. Türklerin var. Sistem etnik aidiyetten insanları kopartınca, Türkleştirmede yol aldı. Hallaçoğlu’nun söyledikleri bir doğruyu hatırlattı bize. Aramızda Türkleşmiş olduğu gibi Kürtleşmiş Ermeniler de var. Bu bir zenginliktir. Alevilerin ırkçı olması düşünülemez. Ama Hallaçoğlu’na karşı çikarken, bazı Alevi kişi ve kurumlarından neredeyse ırkçı söylemler duyduk. Bazı Dersimli Aleviler açısından da bu yaşandı. <BR><BR>Taraf: Milliyetçi dalganın bu kadar yükseltildiği bir ortamda Alevilik bundan nasıl etkilendi ?<BR><BR>C.Canerik: Bakın bir örnek üzerinden bu değişimin örneğini vereyim. Çingeneler için Anadoluda genellikle “buçuk millet” denilir. “72.5 milletin” buçuk olanı, çingenelerdir. Alevi öğretisinde dinler, diller, etnik kimlikler, kültürler arasında bir ayrım yoktur. “buçu” değil de, “73 Millet” olarak halkları görürler. Hepsi eşittir. İki yıl önce, 2005’te Hacı Bektaş’ta Alevi çingenelerle konuştum. Onlar da kendilerini Alevi olarak tanımlıyorlar. Ama ben çingene Alevilerin orada bulundukları çadırlardan “çingene” oldukları için kovulduklarına tanık oldum. İronik, acı bir durum. Eşitlik savunuluyorsa çingenelere neden ayrım yapılıyor? Yaratılmak istenen “resmi Alevilik” biraz yaratılmış durumda. Özellikle Kürt Aleviler açısından. <BR><BR><BR>Taraf: “Aleviler ne istiyor?” sorusuna senin cevabın nedir?<BR><BR>C.Canerik: Kürt Alevilerin talepleri olarak diyebilirim ki; sadece ibadet etmek istiyorlar. Başka bir şey istemiyorlar. Siyasi içerikte başka şeyler de söylenebilir; ama “Alevi” olarak söylenecek tek şey bence budur: “ İbadet etmek istiyorum”. Dersimde de cemevleri var. Ama ev ortamındaki doğal cemle, cem evlerindeki cem çok farklı. Ceme evlerinde orduya, Atatürk’e, devlete de dualar yapılıyor. Bu Kürt Alevileri için çok rahatsız edici. Bir inanç mensubu, sadece o inancın gereğini yerine getirmek ister.Başka bir şey istemez. Ama şunu da hemen belirtmeliyim. Bu gün Alevilerin ne istediklerinden çok, kendisine dayatılan bir çok şeyi istemedikleri gündemde. Savunma pozisyonundalar hala… İstemleri değil, kendilerine dayatılanı istememeleri konumu. Bununla birlikte tek bir Alevilikten bahsedilemez. Taleplerin aynılaşması çok zor ama reddiyelerin aynı olması dikkat çekiyor.”Talep” eden kişilerin önemli bir bölümünün bir dernek kurması, medyada ses getirebilme gücüyle endeksli olarak kendine yer bularak, kendini Alevilerin temsilcisi sunabilmesi tartışılmalıdır. Bunların ibadetlerini yerine getirip getirmedikleri çok tartışılır. Bazıları devrim yapacakken şimdilerde Alevi önderi oldular, dede bile değiller. Hükümetle muhtap olmak istiyorlar. Dayanakları ne ?<BR><BR>Taraf: Alevi istemleri nasıl formüle edilebilir peki? Alevi örgütleri bir araya gelip, istem ve beklentilerini ortaklaştırabilirler mi örneğin?<BR><BR>C.Canerik: Alevilerin bir temsiliyet sorunu var ve bu kolay kolay da aşılacak gibi görünmüyor. Alevilerin kendi iç yapıları içerisinde doğal önderleri var. Ama bu çok küçük bir önderlik anlaşıyını barındırıyor. Süreçle birlikte tabanda dayanağı olan, pir ve rayver gibi kişilerin birlikte hareket etmeleri ve yeni bir mekanizma kurmalarıyla aşılabilir. Bu çağda bunun ne kadar demokratik olacağı ve temsil edeceği ise farklı bir tartışma konusu. Alevilik ve üst yönetimsel temsiliyet gerçekten tartışmalı bir konu. Örneğin derneklerde seçilen kişiler önder oluyor, inanç değil başka –demokratik- (?!) ölçüler esas alınıyor. Bununla birlikte Eğe ve Dersim yada Adana Aleviliği arasında önemli farklılıklar bulunmaktadır. Bu gün suskun olan taban “kendisi olarak” ortaya çıkarsa sanırım ki ortaklaşmadan daha ziyade ayrışma oluşacak. Başbakan’ın “Birleşip, ortaklaşıp gelsinler” benzeri bir açıklaması vardı. O açıklama aslında AKP’nin Alevilerin, Aleviliğin hiçbir zaman bir –tek- olamayacağı üzerine yapılmış kendi açısından mantıklı bir açıklamaydı. Bana göre ise sürüp giden bir “Osmanlı oyunu”<BR><BR>Taraf: Bu, biraz da doğru mu yani?<BR><BR>C.Canerik: Evet ama Aleviliği tekleştiremezsiniz. “Ali sevgisi altında birleşelim” de diyebilirsiniz, başka bir şey de. Alevilik birkaç kişi özelinde temsil edilemez, edilmemeli. Yerel motiflere önemli ölçüde yer veren bir inanç, bir felsefe olduğu için tabanda güçlü ayrılıklar barındırıyor. Taleplerde, temsiliyette ayrılık olsa da istemedikleri konusunda Türkiye’deki tüm Aleviler neredeyse hemfikirler.; Alevi çocuklara zorunlu din dersleri, cem evlerinin yasadışı olması, Diyanet’in kaldırılması gibi. Bunlar Alevilerin ne istemediğini gösteren taleplerdir. Ama pratikte her farklı siyasi parti ve anlayış bu belirsizliği kendilerine göre kullanıyor. <BR><BR>Taraf: AKP’nin Alevi milletvekillerinden Reha Çamuroğlu’nun önayak olduğu bir “açılım” niyeti veya çabası var. Bu vesileyle Alevi sorununda kanımca kolay kolay geriye dönülemez bir tartışma sürecine de girildi. Bu tartışma süreci nereye doğru evrilir sence? Alevi sorununu çözmüş bir Türkiye, nasıl bir Türkiye olur?<BR><BR>C.Canerik: Reha Çamuroğlu da bir Kürt Alevidir. AKP, yeni açılımlara ihtiyaç duyulduğu için Çamuroğlu’na yol açtı. Her parti kendine göre Alevi yartıyor. AKP’nin, CHP’nin, MHP’nin Alevileri var. Her siyasi anlayış kendi çözümünü dayatıyor. MHP “Aleviler Türktür”ü savunuyor. CHP “laikliği korumak” diyor, “Aleviler laikliğin, bölücülüğe karşı olmanın, rejimin teminatıdır” diyor. AKP “Aleviler İslamdır” görüşüne yatkın. Aleviler büyük bir rant ve ehlileştirme alanı. <BR><BR>Reha Çamuroğlu, -hukuki bir geçerliliği yok- ama birçok Alevinin gözünde “düşkün” durumundadır. Reha Çamuroğlu ile fazla yol alamazlar. Sistem Alevi sorununu çözmeye karar verdi. Kürt sorunu için de kullanmak istiyorlar. Bu yüzden AKP mecburen adım atıyor.<o:p></o:p></SPAN></P>
<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 10pt; BACKGROUND: #f9f9f9" class=MsoNormal><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Verdana','sans-serif'; FONT-SIZE: 8.5pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR">Taraf: Ama Alevilik konusunda ilk defa hükümet düzeyinde böyle somut bir adım atılması önemli değil mi? <BR><BR>C.Canerik: Bekleyelim görelim. Demirel de “Kürt realitesini tanıyoruz” demişti ama bir şey değişmedi. Tabii ki Aleviler daha meşru zeminde, Kürt sorununa göre. Çünkü Kürt sorunu konusunda “bölücü, terörist” vb olarak tanımlanan, Türkiye’nin gayri meşru politikasını halk nezninde “meşrulaştırmak” için kullanılan bir *** faktörü var. Bu sorunun çözümüne yönelik her adımı “pkk’li, Bölücü” vs. kapatmalarına Türk halkı izin veriyor. Alevilik aynı değil. Ama AKP, AİHM’in zorunlu din derslerine yönelik aldığı karara rağmen ufak tefek düzeltmeler yaptı, ama zorunlu din derslerini kaldırmadı. MEB, ders kitaplarında Alevilere yer verileceğini söyledi, ama Aleviliği “Hz. Ali’yi sevmekle” sınırlandıracaklar. Bu zihniyet nasıl çözecek? Kendi Alevilik anlayışını çözüm diye sunacaklar. Neden sadece Reha Çamuroğlu ile muhatap oluyorlar? Milliyetçisinden de Kürt Alevisinden de görüş almaları lazım. <BR><BR>Aleviler arasında parçalanmaya doğru bir gidiş var. Kürt, laik, İslamcı Aleviler var. AKP iktidarında “İslamcı Aleviler” için sorun kalmayabilir. Diğer Alevilerin sorunları devam edecek. Onlara da belki “komünist, bölücü” vb. denecek. Bu nedenle bir bütün olarak Alevi sorununun çözüleceğine inanmıyorum. Alevilerin de kendi içinde sıkıntıları var. İbadet şartlarının sağlanması rahatlama yaratır. Ama kentleşme, bir temsiliyet sorunu yarattı, hangi Alevilik tartışması var. Reel politik, ekonomik gerçekler var. Bu şartlarda kendini korumak bile zor. Alevilik bir yönetim biçimi olur mu? Bunu düşünüyorum. Bu da bana imkansız gelmiyor. Esnek yapısı nedeniyle çok yöne çekilebiliyor. Kişisel veya ticari, ekonomik çıkarlar için de kullanılıyor.<BR><BR>Taraf: Bu süreci yapıcı bir tarzda etkilemek Aleviler için daha doğru bir yol olmaz mı?<BR><BR>C.Canerik: Alevi sorununa “AKP çözümü” fazla bir değişiklik yaratmaz. Zaten Aleviler sistemin içine alındı. Ama bana göre, sistem içerisine aldığı Alevilerden özür dilerse işte o zaman sorun gerçekten çözülmeye başlar. Ama Osmanlı’dan bu yana Türkiye’de buna rastlamıyoruz. Buna tarih boyunca hiç tanıklık etmedik. Devlet Alevilerden hiçbir zaman özür dilemeyecek. Çünkü Aleviler; Fettulahçılar, Nakşiler, Kürtler gibi tek bir güç değiller. Ekonomik güç de değiller. Barış Partisi denemesi vardı, o da başarısız oldu. Aleviler parti de kursa, gerçekçi değil ve bir süreliğine sadece ayakta kalabilir. Sorunu ibadet serbestliği olarak ele almak lazım. Aleviler ibadetlerini özgürce yapmak dışında bir şey talep etmiyorlar. Sadece kendilerine dayatılana karşı mücadele ediyorlar bugün…<o:p></o:p></SPAN></P>
<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 10pt; BACKGROUND: #f9f9f9" class=MsoNormal><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Verdana','sans-serif'; FONT-SIZE: 8.5pt; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR"><o:p>&nbsp;</o:p></SPAN></P>
<P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" class=MsoNormal><o:p><FONT size=3 face=Calibri>&nbsp;</FONT></o:p></P>
<P>
<P><STRONG>Söyleşiye Eleştiriler :</STRONG></P>
<P>A.Karsan 'ın Eleştirisi<BR><BR>Kendini Kürt sayan binlerce Dersimliyi nereye (!) koyacaksin.., diyorsun. Kendini Türk gören binlerce Dersimliyi nereye koyduysak, onlari da oraya, hakettikleri yere koyacagiz. Tipki köklerini Horasan'da, Arap kabilelerin'de arayan Dersimlileri nereye koyuyorsak, onlari da oraya koymali ama ilk önce sayin Canerik bizi nereye koyuyor, ona bakalim.. <BR><BR>Caneri'in, "Aleviler sistemin sorunlu bir parçası…" adli roportajinda bizi koydugu yer dogru mu? Gerçekten Aleviler devletin, PKK veya Kürt özgürlük harekatina karsi çikarip kullandigi bir hareket mi? <BR>Asagida yazisinda aktardigim küçük bir bölümde anlattiklarina bakalim; <BR><BR>"C.Canerik: Evet; sistem PKK’ye karşı ittifak arayışına girdiği zaman Alevileri keşfetti. Yakın tarihlere kadar, mesela Maraş’ta katledilen Aleviler, Kürt sorununun gündemleşmesiyle beraber rejim için önem kazandı. <BR><BR>Hala yasal olmazsa da, fiilen Cem evleri ne zaman kurulabildi? Ne zaman yaygınlaşmaya başladı? 80 Yıllık iktidar döneminde, devlet baskısının Kürt sorunu nedeniyle en yoğun olduğu süreçte, sistemin red ettiği ve zaman zaman büyük kıyımlar yaptığı Aleviler nasıl oldu da birden güç olarak ortaya çıkabildiler ? Bunlar oldukça tartışmalıdır. Cem evlerini kim kurdu? Sivas olaylarından sonra kuruldu bir çok Alevi derneği. <BR><BR>Sivas katliamı, Dersim 38’den sonra diğer bir önemli kırılma noktasıdır. Sivas katliamından sonra Aleviler sistemden kopacakken, cem evlerine izin verildi. Ama burada bir taşla iki kuş vuruldu. Birisi, PKK’ye karşı Aleviler devletin yanına çekildi, ikincisi ise sistemden kopması önlendi ve sisteme bağlanıp koruyucusu haline getirildiler. Atatürk motifinin ibadethanelerin içlerine kadar girmesi en büyük göstergedir." <BR><BR>Gerçekten Alevi harakatini Türk devleti mi ortaya çikardi? PKK'li olmayinca Türk Devletinin yaninda mi oluyoruz! Aleviler, PKK ve Kürtlere karsi Kemalist Devletin ortaya çikarttigi bir olay mi? Bu gerçek mi? Bu görüsler yeni mi? Bu analizler kime ait? C.Canerik'e mi? Hayir! Bu görüsler, saçmaliklar on yillardir var ve Canerik'e degil, Kürt milliyetçilerine ait, Sol örgütlere ait. Alevi Harekatinin Kürt ulusal mücadelesini bölmek ve engellemek için ortaya atildigini savunan Kürt örgütlerinin Alevilerin hakli mücadeleleri karsisinda bu demogojileri terk ettiklerini, kullanmadiklarini biliyoruz. Peki ama Canerik neden bu terkedilmis saldirilari yeniden gündeme getiriyor! Hallaçoglu bizi gündeme getirdi, Canerik'ten de bunu tamamlamasini mi istiyorlar! <BR><BR>Burada birileri yalan söylüyor.. Kürtler, Türklerle kardes olduklarini söylüyorlar, bu kardesligin, halklarin kardesligiyle bir alakasi falan da yok. Bunun tarihini anlatiyorlar, tarihsel olarak bunun Caldiran'dan beri, yani 500 yildan beri böyle oldugunu belgelerle ortaya koyuyorlar. Bunu da bir tarafa birakin, Kürtlerin Türkiye'nin, Türklerle birlikte asil kurucu halki oldugunu savunuyorlar, bunun da belgeleri var. Bunu savunan Kürt halkinin seçtigi önderleri, partileri, milletvekilleri mi yalan söylüyorlar, kim yalan söylüyor, Dersim'de her evde söylenen "Kürtler kanimizi içseler doymazlar" ,diyen aneanalarimiz mi yalan söylüyorlar? <BR>Kim yalan söylüyor? <BR><BR>Biz, Türkiye'nin asli kurucu halki miyiz, yada onun bir parçasi miyiz? Gerçekten bu dogru mu? <BR><BR>Türkiye kuruldugunda halkimiz ne yapiyordu? <BR><BR>1921 Koçgiri size birsey hatirlatiyor mu? 1919-23 yillarinda Koçgiri'de, kuzey-bati Dersim'de insanlarin derileri yüzülüyordu.. Bu cumhuruyetin kurucularina onlar mi asil ortaktilar? <BR><BR>1925 yillarina bakalim, Zaza halkinin direnisi 1925 yiliyla sinirli tutulamaz, bütün bir cografya yillarca sürecek kanli katliamlara tanik oldu. Onlar mi bu cumhuriyetin kurucu, asli kardes halki? <BR><BR><BR>Ve iç Dersim, 1938 vahseti. Dersim'de de hersey 37-38 ile sinirli degildir. Bu tarihler bir olayi anlatmak için bir sembol, Dersim'de uzun dönem kitlik yasandi. 1915-1921- 1925 olaylari ayni zamanda Dersimin etrafinin çembere alinmasidir, denebilinir ki bu dönem için de Dersim askerler tarafindan kusatilarak izolasyona içinde tutulur, 1937'ye gelindiginde, artik açligin yol açtigi yikim Dersim'e hakimdir.Bu su demektir; Dersim, TC'nin kurulmasiyla birlikte tecrite alinarak 1937 yilina kadar kadar sürekli daralan bir izolasyon için de tutulur. Belki de 20 yil süren bu ambargo dönemine halkimiz "Kitlik Dönemi" der. <BR><BR>Türkiye Cumhuriyeti kuruldugunda halkimizin durumu buydu. Türkiye'nin kurulmasinda ortak, asli halk olarak gördügünüz kimliginize bagladiginiz bu tarihimizi nereye koymamizi istiyorsunuz! Osmanlinin uzun tarihi içinde bu bahsedilen kardesligi, asil unsur oldugumuzu gösteren bir kanit neden bulunmuyor.. Burada kim yalan söylüyor, tüm bunlari nereye koyalim! Dersim, böyle mi Kürdistan olacak! <BR><BR>C.Canerik'in anlattigi Kemalizm ile halkimizin iliskileri nasil oldu? <BR>Osmanli ve Türkiye Cumhuruyeti tarihine bakildiginda Dersimle ilgili belgeler açiktadir, bunlarin büyük bölümü yayinlandi.. Bu resmi belgelerde Dersim'in yok edilmesi gerektigi anlatilir.. Bu da artik sir degil, kimse de saklamiyor zaten.. Peki bugün Dersim'e ne oldu, yok olmadi mi? Peki sizce bu biraz acayip degil mi? Kürtlerin mücadelelerinin en yüksek oldugu, dünya'nin kürtleri tanidigi, dolayisiyla Kürtlerinin bir çok temel haklarini aldigi bir dönem de nasil oluyor da Dersim son nefesini veriyor? Bunu nasil açiklamali? Osmanli ve Kemalistler Kürdistan'in degil ama Dersim'in yok edilmesini her zaman birinci hedef olarak seçtiler. Kemalistlerin ilk hedefi Dersim oldu ve 80 yil boyunca bu devam etti.. Pan-Türkizm, bagimsizligina yakin, yani kendisine benzemeyen kültüre sahip olan Dersimi hedef almasi tesadüf degildi, ayni sekilde cografik olarakta onun için öncelikli sayilacakti! Onun için bugün Dersim bosaltilmis halde degil mi? Erzincan, Malatya, Sivaz, Bingöl ve Elazig'da Aleviler nasil yasiyor, ne kadar yasiyor. Tunceli'de kaç tane insan hangi sartlarda yasiyor.. Nerede Alevilerin tarih boyu sahip olduklari yurt, nerede? Nerede Dersim? Kürdistan mi oldu, Türkiye mi oldu? Bizde bu devleti kuran, bu topraklarin asil sahipleri olan Kürtlere ait alt kimlik veya yöresel-bölgesel bir kimlik mi olduk! Ya da Türklerin, Kürt kardeslerine karsi kullandiklari ne idügü belli olmayan kemalist Aleviler oluveriyoruz, neden Canerik bizi istedigi yere koyuyor! <BR><BR>Alevilerin mücadelesi'nin Kürtlerin mücadelesine benzememesi, kendi kanallarindan akarak gelismesi Alevi harekatina karsi yapilan saldirilari ortaya çikardi.. Resmi Kürt tarihine göre herkes kürt, kendisine kürt demiyenler de Kemalizmin etkisinde kalan Dersimliler olarak saldirilir. Cemler'de bulunan Atatürk resmi de bunlara bir kanit olarak verilir. Buna benzer suçlamalarla sadece Apocular saldirmadilar, diger Kürt örgütleri de bunlara benzer saçma-sapan seyler savunarak Alevi harekatinin kendi kanallarinda akmasini engellemeye çalistilar.. <BR><BR>Bu tip saçma suçlamalar sadece Kûrt örgütlerinden gelmedi, türk solunun çok önemli bir bölümü de Alevi harakatini gerici olmakla suçladi, örgütlenmesini, 'mezhepçi, dinci, bölücü v.s olmakla suçlayarak engellemeye çalisti. Belki bir-iki istisna türk örgütü disinda halen Alevilerin haklarini programlastiran bir örgütlenme yoktur. Türk solu da ayni sekilde, Alevi harekatini, solu ve kürt harekatina karsi, onu bölmek zayiflatmak için çikarilmis, devletin bir oyunu olarak kabul ediyordu. <BR>Bu bakis açisi dogru mu? Insanlarin demokratik haklarini aramasi, bunun için örgütlenmesi, özgürlügü savundugunu iddia eden politik partileri nasil oluyor da rahatsiz ediyor, bunu nasil açiklayabiliriz. Herseyi bölmekle açiklayan kim? Canerik mi? Hayir bu da Canerik'e ait degil, yeni hiç degil. Bu galiba türkçe bilen herkesin yakalandigi bir hastalik, "birlik ve bölünme hastaligi", Bunun aga babasi Atatürk, herkesin kafasina bu hastaligi Atatürk koymus, galiba. Ne derler; beni bölmek için öbürünü ortaya çikardilar. Kim der bunu, bütün sol örgütler birbirini öldürmek için bunu kullanmadilar mi? Kim der bunu, Kürt örgütleri.. Her kes böyle saçma sapan seyler söyleyebilir, bunu söylemek, karsimizdakini bunu yapmakla suçlamak kadar kolay ne olabilir.. Canerik yaniliyor, Alevi harakati hep vardi, mücadelesi degisik biçimler alarak var oldu ve gelisti. Türk irkçilarinin bu gelismeye müdahale etmeye bozmaya çalismasi kimseye alevi harakatina saldirma hakki vermez. Canerik'in de buna hakki yok. <BR><BR>Bir zaman moda olmustu, Aleviler, Dersimliler hakkinda konusuldugunda, onlarin ne kadar isbirlikçi olduklari, kemalistlestikleri hakkinda anlatilir da anlatilirdi, bunlar sanki sadece Dersimin bir özelligiymis gibi sistemli olarak insanlarin kafasina koyuldu. Canerik'te bu yazida bunu tekrarliyor, haksizlik yapiyor. Dersim'in yasadiklarini Kürtler yasamadi. <BR>Diger yandan, Kürtlerde isbirlikçi yok mu, köy koruyucusu, Hizbullahçi, Kemalist yok mu? Bunlar sadece Alevi toplumunda mi var? Sömürgelestirilen halklarda ortaya çikan bu yoksulluk Kürtlerde misliyle yok muydu! Ve bu devam etmiyor mu! Kürtlere benzememek neden Kemalist olmak anlamina gelebiliyor. <BR>C. Canerik'in yazisini okurken tüm bunlar geçti aklimdan. <BR><BR><BR><BR>Saygilar <BR><BR>Kaynak : <A onmousedown='UntrustedLink.bootstrap($(this), "6e04561c705a4ec99c718cb39874b681", event)' href="http://www.dersimsite.org/silvis.html" rel=nofollow target=_blank><SPAN>http://www.dersimsite.org/</SPAN><WBR><SPAN class=word_break></SPAN>silvis.html</A> <BR></P></P>
<DIV class="note_footer clearfix">
<FORM id=commentable_item_1122279356 class="commentable_item comment_form_373553633922 " onsubmit=";var d = document.documentElement;return d.onsubmit &amp;&amp; d.onsubmit(event);" method=post name=add_comment action=/ajax/ufi/modify.php ajaxify="1">
<DIV class=comment_box>
<DIV class=feed_comments>
<DIV id=comment_1122279356_373553633922_12242308 class="ufi_section comment_12242308 UIImageBlock clearfix">
<DIV class="UIImageBlock_Content UIImageBlock_SMALL_Content">
<DIV class=comment_text>'Veysel Adıgüzel'in Eleştirisi : </DIV>
<DIV class=comment_text>&nbsp;</DIV>
<DIV id=text_expose_id_4b94c1834be0444f7cbd2 class="comment_actual_text text_exposed">Bu milleti herkes istedigi bir yerlere koymaya calisti halada koyuyorlar..´Kimimiz t<SPAN class=text_exposed_hide>... <SPAN class=text_exposed_link><A onclick='CSS.addClass($("text_expose_id_4b94c1834be0444f7cbd2"), "text_exposed");'>Devamını Gör</A></SPAN></SPAN><SPAN class=text_exposed_show><SPAN>ürk oldu ,kimimiz kürt oldu,kimimiz kemalist oldu, kimimiz mauist oldo ,kimimiz devrimci kimimiz kapitalist oldu,kimimiz ateist kimimiz putperest kimimizde kominist oldu...vs.Her ne hikmetse kimse sabah kalkip aynaya bakip(o zamanlar aynalar fazla yoktu yada pek yaygin degildi) dolayisiylada kastim ata yüregi ve aydinliga Günese (mihemed)`e karsi dönüp bütün halklar icin huzur arayan ve onun icin dua eden annelerimize ,babalarimiza,nene-dedeler</SPAN><WBR><SPAN class=word_break></SPAN>imize bakmadi.Dostlar aslinda hersey orada sakli,onlarin cemalinde . yüreginde orada,o paylasimda,o dilde ,o cemaedde..evet bize peksey veremediler, cünkü kemalist gaddar devlet 37-38 de onlara öyle bir samar atmistiki bize aktaracaklari pek birseyleride kalmamisti..ama yinede onlarin gizemli yüzlerinde nereye ait oldugumuzun cok ipuclari vardi ,var...""miläte Kirmanciye,miläte Älevi,milete Dersim: ebe berexoser,ayne xode niyadeke sarike simade niyado..Kokema dürüde niyo.uzadero..""</SPAN></DIV></DIV></DIV>
<DIV id=comment_1122279356_373553633922_12261075 class="ufi_section comment_12261075 UIImageBlock clearfix"><A class="UIImageBlock_Image UIImageBlock_SMALL_Image" title="Devrim Kilic" href="http://www.facebook.com/dkilic2"></A>&nbsp;
<DIV class="UIImageBlock_Content UIImageBlock_SMALL_Content">
<DIV class=comment_text>
<DIV id=text_expose_id_4b94c1834ca70391272dd class="comment_actual_text text_exposed">&nbsp;</DIV>
<DIV class="comment_actual_text text_exposed">Devrim Kılıç'ın Eleştirisi : </DIV>
<DIV class="comment_actual_text text_exposed">( KurdishCinema.com Editörü )</DIV>
<DIV class="comment_actual_text text_exposed">Caner'in sozkonusu roportajini okumadim ama A. Karsan'in tepki dolu yazisinda one cikan noktalar hakkinda birkac sey soylemek mumkun. En basta sunu soylemek gerekir. Insan, birey kendini ne ve nasil hissediyorsa oyledir. Boyle aidiyet ve kimlik konularini tartismak yalnis olurdu. Ama isin icine politika ve siyaset girince, ozgurluk sorunu girince ve daha onemlisi bireysel kimlikten bir ulusal kimlige dogru bir tanimlama girince soz soylemek zorunlu oluyor. Bir insan kendine zaza diyebilir, kirmanc diyebilir, kurt diyebilir vs. Ve ne diyorsa da oyledir. <BR><BR>Yazarin yazisinda Dersim halki denilen bir halk var midir acaba? Yani bu sadece bir sehirde yasayan insanlari genellemek icin yapilmis bir tanimlama mi yoksa ayri bir halka isaret etmek icin kullanilmis bir kavram mi? Ikicisiyse sosyal acidan bir anlami yok. Cunku halklar yasadiklari topraklara temel olarak tanimlanamazlar. Dersim denilen bolgede cogunlugu alevi olmakla beraber sunni inanca mensup insanlar da yasar. Dersim zaza'dir demek Dersim nufusunun neredeyse yuzde 30'unu olusturan ve Kurtce'nin Kirmanci lehcesini konusan insanlari dislamaktir. Cunku onlarda kendilerini Dersimli olarak nitelemekte. Mazgirt, Pertek gibi ilceler de durum boyledir ornegin. Yine diger ilcelerde ve merkez de de Kirmanci konusan kendini zaza olarak tanimlamayan koyler ve insanlar var. <BR><BR>Basta da dedigim gibi isin icine politika ve politik cikarlar girince soylenen sozlerin, yapilan eylemlerin niyetlerden bagimsiz olarak bir islevi ve etkisi vardir. Tabiiki Alevi hareketi hep vardi Turkiye'de. Kimi zaman bastirildi, kimi zaman su yuzune cikti. Alevi hareketi derken hangi alevi hareketi diye de sormak gerek. Kurt Aleviler, Turk Aleviler veya Zaza Aleviler mi? Neyse fazla ayrintiya girmeye gerek yok. <SPAN class=text_exposed_hide>... <SPAN class=text_exposed_link><A onclick='CSS.addClass($("text_expose_id_4b94c1834ca70391272dd"), "text_exposed");'>Devamını Gör</A></SPAN></SPAN><SPAN class=text_exposed_show><BR><BR>Caner'in roportajinda belirttigi ve elestiren yazarin aktardigi paragraflardaki belirmeleri ve yorumlarina aynen katiliyorum. Cunku bu, eskilerin deyimiyle bir vakiadir. Yani Alevilerin veya alevi hareketinin Kurt ozgurluk mucadelesine karsi kullanilmasi bir gercektir. Bunu bircok kez devlet yetkilileri de ifade etmislerdi. CHP'nin bu kadar Alevici olmasi bosuna degildir. Yine son zamanlarda Zaza ve zazaciligin da boyle bir kullanilmaya maruz kaldigi baska bir gercek. Ornegin cok iyi hatirliyorum MGK eski genel sekreteri ismini su an hatirlayamadim ama soyadi Kilinc'di; "Kurtler yok ama Zazalar var" demisti. Simdi bu sozun anlamini biraz siyasetten anlayan biraz okuma yazma bilen herkes bilir. Devlet Kurt hareketine karsi farkli araclari tabiki kullandi. Aleviligi, islami ve zazaligi kullandi. Amac kendisine karsi gelisen gucu zayiflatmakti. Hizbullah nasil Kurt hareketine karsi kullanildiysa, ki bu durum mahkeme kayitlarinda da mevcut, Alevilikte aynen Caner'in dedigi gibi Kurt hareketine karsi gelistirildi, kontrollu bir seklde onu acildi. <BR><BR>Peki bu ne demektir. Bagimsiz bir alevi hareketgi yok demek midir? Kesinlikle hayir? Alevi hareketi vardir eskiden beri. Seksen oncesi Turk solu icindeydi agirlikli olarak, 80 sonrasi ise dernekler ve cemevleri etrafinda orgutlendi. Kurt hareketi icinde de alevilik ve alevi hareketi cok gucludur. Bu nedenle devlet bazen de bunu kullanarak "PKK alevi, komunist" hareketi demiyor mu?<BR><BR>Bir olgunun var olmasi ayri bir konudur, o olgunun farkli gucler tarafindan, siyasetin farkli uclarinda yer alan aktorler tarafindan kullanilmasi ayri bir durumdur. Bu nedenle ben A Karsan'in Caner'in tespitlerine alinmasini ve boyle duygusal bir tepkiyle yazmasini anlayamadim. <BR><BR>Su bir gercek gelinen asamada Dersimli Kurtler (bu benim tanimlamam) Dersimliler kadar kimlik bunalimi yasayan insanlar az Turkiye ve Kurdistan'da. Dersimliler Turk mu, Kurt mu, Zaza mi, Alevi mi, Arap mi, yoksa kendi basina apayri bir Dersim halki mi var? Iste boyle bir kafa karisikliginda en cok savrulan da Dersimliler oluyor. Her yone cekilen, hala yogun bir kimlik bunalimi yasayan insanlarin sosyal acidan tabiki "kullanilmasi" veya "kullanilmaya acik" hale gelmesi dogaldir. <BR><BR>Ornegin ve ben ve yakin ailem kendimizi Kurt olarak tanimlarken, (Alevi kokenli) akrabalarimin cogunlugu oz be oz Turk oldugumuzu, ve ayni zamanda Muhammed'in soyundan oldugumuzu soylerler. Ama her ne himmetse yaslilarimiz Kurtce'den baska dil bilmez(di). Koylerimizin, daglarimizin adi yuzlerce yildir Kurtcedir. Yazili belgelerde de boyledir. Ama biz hem Turk hem de Arab'iz. Sadece Kurt degiliz. Dilimiz Kurtce ama kendimiz Kurt degiliz. Komedi gibi....<BR><BR>Bir de Dersim denilen bolgenin icinde yasayan insanlarin dil farki ve din farki da vardir. Kurmanci ve Dimilki (zazaki veya Kirdaski) konusanlar pek birbirini sevmez. Bu eskiden beri boyledir. Tabi son kusakta durum giderek degismekte. Bizim yaslilariimiz Dersimli derken olarak zazaca konusanlari tarif ederler. Yani kendilerini onlardan saymazlar. Ki bu durum Dersim katliami sirasinda direnen asiretlere sirtlarini donmelerinden de bellidir. <BR><BR>Peki boyle karisik bir konuyu, boyle kimliksel tanimlamalar uzerinden giden Dersim tartismasini nereye oturtmak lazim. Dersimliler kimdir, Kurt mu, Turk mu, Zaza mi, Alevi vs. Basta soyledigimi tekrarliyorum. Herkes kendini nasil tanimliyorsa oyledir. Ama is politk arenaya gelince tabiki yaptiginiz hersey, kendinizi tanimlamaniz bile sizi taraf yapar. Tipki zazaca konusan Dersimli Kemal Kilicdaroglu'nun sunni-islam kokenli AKP'ller karsinda dustugu komik ve rezil durum gibi. Kilicdaroglu'nu kim kullanmaktadir? Aleviler'in ozellikle Dersimli Aleviler'in umudu olarak piyasaya surulen, one cikarilan Kilicdaroglu'nu kullanan Aleviler midir yoksa CHP sahsinda devlet midir, Ergenekoncular midir, yoksa AKP'liler mi? Haydir son bir yoksayla bitirelim, yoksa Kurt hareketine karsi mi kullanilmaktadir? Oyle ya son iki donemde en azindan merkezde Kurt legal hareketinin temsilcileri belediyeyi almakta ve Dersim kimligine geri donmekte.<BR><BR></SPAN></DIV></DIV></DIV></DIV></DIV></DIV></FORM></DIV>]]></description><pubDate>3/8/2010</pubDate></item><item><title>Basın - Filme Bertiji Qediya</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=172</link><description><![CDATA[<H1><A title="Permanent Link to Fîlmê “Bertij” qedîya" href="http://dersiminfo.com/kultir/filme-bertij-qediya/" rel=bookmark>Fîlmê “Bertij” qedîya</A></H1>
<P class=postinfo>Mar 06, 2010 | </P>
<DIV class="entry clearfix">
<P>
<SCRIPT type=text/javascript charset=utf-8>
	PDRTJS_settings_1354934_post_2260 = {
		"id" : "1354934",
		"unique_id" : "wp-post-2260",
		"title" : "F%C3%AElm%C3%AA+%22Bertij%22+qed%C3%AEya",
		"item_id" : "_post_2260",
		"permalink" : "http%3A%2F%2Fdersiminfo.com%2Fkultir%2Ffilme-bertij-qediya%2F"
	}
</SCRIPT>
<BR>Rejîsoro kırmanc Caner Cenerîk, fîlmê xoyo newe “Bertij” qedêna. Mewzûyê fîlmî heyatê domananê wareyî yo. No fîlmê dokumenterî 1 seate 46 deqayî rameno û Pilemurîye de, Koyê Helî de, çar aşme de ame çarnayene.</P>
<P>Caner Canerîk bi no fîlm ra wazeno ke halo giran ê şarê wareyan bimusno ra qayîtkerdoxan. Ziwanê (zonê) nê dokumenterî bi (eve) tirkî û kirmanckî ya. Fîlm de nameyê domanan bi kirmanckî yê, labelê (hama) ê domonî bese nêkenê ke bi ziwanê xo qisey bikerê. Kaykerdoxê fîlmî nê yê: Dilane (6 aşmî), Rozerîn di serre der a û Rojbêne şeş aşme der a.</P>
<P>
<OBJECT codeBase=http://download.macromedia.com/pub/shockwave/cabs/flash/swflash.cab#version=6,0,40,0 height=370 width=450 classid=clsid:d27cdb6e-ae6d-11cf-96b8-444553540000><PARAM NAME="_cx" VALUE="11906"><PARAM NAME="_cy" VALUE="9790"><PARAM NAME="FlashVars" VALUE=""><PARAM NAME="Movie" VALUE="http://www.youtube.com/v/RAfewOEGKEM&amp;hl=de_DE&amp;fs=1&amp;"><PARAM NAME="Src" VALUE="http://www.youtube.com/v/RAfewOEGKEM&amp;hl=de_DE&amp;fs=1&amp;"><PARAM NAME="WMode" VALUE="Window"><PARAM NAME="Play" VALUE="0"><PARAM NAME="Loop" VALUE="-1"><PARAM NAME="Quality" VALUE="High"><PARAM NAME="SAlign" VALUE="LT"><PARAM NAME="Menu" VALUE="-1"><PARAM NAME="Base" VALUE=""><PARAM NAME="AllowScriptAccess" VALUE="always"><PARAM NAME="Scale" VALUE="NoScale"><PARAM NAME="DeviceFont" VALUE="0"><PARAM NAME="EmbedMovie" VALUE="0"><PARAM NAME="BGColor" VALUE=""><PARAM NAME="SWRemote" VALUE=""><PARAM NAME="MovieData" VALUE=""><PARAM NAME="SeamlessTabbing" VALUE="1"><PARAM NAME="Profile" VALUE="0"><PARAM NAME="ProfileAddress" VALUE=""><PARAM NAME="ProfilePort" VALUE="0"><PARAM NAME="AllowNetworking" VALUE="all"><PARAM NAME="AllowFullScreen" VALUE="true">
<embed type="application/x-shockwave-flash" width="450" height="370" 
src="http://www.youtube.com/v/RAfewOEGKEM&hl=de_DE&fs=1&" 
allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></embed></OBJECT></P>
<P>Caner Cenerîk seba no fîlm nîya vano: “Dêrsim de 1938 de yew (jû) tereleyo giran ame viraştene. Bi des hezaran kesî amey qir kerdene. Êyê bînî kî rusnaybîy surgun. Des serran tepîya şarê Dêrsimî onca cêra (gêra) şî welatê xo. Serranê 1970an û darbeya 1980î de şarê Dêrsimî dejê giranî dîy. Tayê onca Dêrsim terk kerd şîy. Serranê 1990an de dewanê Dêrsimî û sûkanê kirmancanê bînan veşnayî, cêncî amey vîndî kerdene. Sebebê meselanê nîyanên ra ma zereyê ma de her wext dejî bîy, omidê ma bî vîndî. Hêvîya mina newîye ez domananê bertijan de dîye, mi coka no fîlm ant.”</P>
<P>&nbsp;</P>
<P>Kaynak : <A href="http://dersiminfo.com/kultir/filme-bertij-qediya/">http://dersiminfo.com/kultir/filme-bertij-qediya/</A></P>
<P>&nbsp;</P>
<P><FONT face="Trebuchet MS">--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------</FONT></P>
<H1>Çocukların dünyasıyla bertijler </H1>
<DIV class=nuce1>
<DIV style="FLOAT: left; COLOR: #2d648a"><B>DOĞAN TEKİN -ANF</B></DIV>08:54 / 23 Şubat 2010 </DIV>
<P><FONT color=#2d648a><B>İSTANBUL -</B></FONT> - Dersimli yönetmen Caner Canerik son belgesel filmi Bertij’i tamamladı. <BR><BR>2009 yılında çekilen ve geçtiğimiz ocak ayında tamamlanan belgeselde hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Bertijlerin çocuklarının yaşamlarını ve yayla sürecini ele alıyor. <BR><BR>6 aylık ve 14 yaş arasındaki çocuklarının yayla sürecindeki yaşamlarını filmine taşıyan Canerik, Dersim’in Pertek ilçesinde ikamet eden ve hayvancılık yaparak geçinen Şavaklıların yayla ve yayla yaşantılarını da dair kesitler sunuyor. <BR><BR>6 aya yakın bir süre kurdukları çadırlarda yaşayan ve bölgede “Bertij” olarak tanınan ailelerin küçük çocukları ise hayata henüz ilk adımlarını yüksek yaylaların soğuk ve zorlu koşullarında atıyorlar. <BR><BR>Belgeselde, en küçükleri olan 6 aylık Dilan ile 12 yaşındaki Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli kişilikleri oluşturan 2 yaşındaki Rozerin ile 2.5 yaşındaki Rojbin’in hayatları merkez alınarak anlatılıyor. <BR><BR>ROZERİN VE ROJBİN<BR><BR>Film de, adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken yeni baştan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin’in gözüyle izleyiciyle buluşturuyor Canerik. <BR><BR>Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür’ün altın arama mecaraları ve koyunların peşinde koşturmalarına ve zorluklarına tanıklık edecek izleyeci. Filmde, büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalmış. Çocukların yaşantılarını yansıtmak isteyen Yönetmen Canerik, kamerasını altı açıyla kullanarak bunu yapmış. Belgeselle, Dersim coğrafyasına çocukların sımsıcak dünyasında çok farklı bir şekilde izleyici tanıklık edecek... <BR><BR>Yönetmen Caner Canerik, Dersim’in ’38, ardından ‘70’li yıllardan 2000’ne kadar geçen çatışmalı sürecin bir çok dram ve acı yaşanılan bir coğrafyada, şarkılardan belgesele kadar çok sayıda esere temel olduğunu belirtti. Kendisinin de belgesellerinde farklı boyutlardan konuyu işlediğini söyleyen Canerik, “Bir anlamda içimiz kararmıştı. Var olan gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adım atacak mecalimiz kalmıyordu. Bizim ihtiyacımıç olan pozitif, sıcak görüntülerdi... Bu sıcaklığı en net olarak çocuklarda görebilirdik” dedi. <BR><BR>Canerik’in daha önce yaptığı belgeseller şunlar: 73. Millet, Bava Düzgün Pırdesur, Masal, Was ve Savaş Oyunu.<BR><BR>ANF NEWS AGENCY<BR></P>
<P>( <A href="http://firatnews.com/index.php?rupel=nuce&amp;nuceID=22133">http://firatnews.com/index.php?rupel=nuce&amp;nuceID=22133</A>)<BR style="mso-special-character: line-break"><BR style="mso-special-character: line-break"></P><SPAN style="COLOR: black; FONT-FAMILY: 'Trebuchet MS','sans-serif'; mso-themecolor: text1"><?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN>
<P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><SPAN style="COLOR: black; FONT-FAMILY: 'Trebuchet MS','sans-serif'; mso-themecolor: text1"><o:p><FONT size=3>&nbsp;</FONT></o:p></SPAN></P>
<P class=MsoNormal style="MARGIN: 0cm 0cm 0pt"><o:p><FONT face="Times New Roman" size=3>&nbsp;</FONT></o:p></P>
<P>&nbsp;</P></DIV>]]></description><pubDate>3/7/2010</pubDate></item><item><title>Gola Buyere</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=171</link><description><![CDATA[<EMBED height=320 type=application/x-shockwave-flash width=400 src=http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=9961748&amp;server=vimeo.com&amp;show_title=1&amp;show_byline=1&amp;show_portrait=0&amp;color=00ADEF&amp;fullscreen=1 allowscriptaccess="always" allowfullscreen="true"></EMBED>&nbsp; 
<P>Gola Buyere - Pülümür -</P>
<P><BR>Yaygın kanaatin aksine, "Buyere", &nbsp;"Buyer Baba" değil, Dersim'deki önemli kadın kutsal kişiliklerden sadece bir tanesidir. Dersimli Bir delinin bölgeye gelim ak sakallı bir ihtiyar görmesi vardından Türkçe konuşarak "Buyur baba, buyur baba" diye nakarat tutturması, sonra buranın dönüşerek "Buyer Baba" olduğu şeklindeki saçma sapan uydurma alıntılar,&nbsp;anlatılar, Dersim Kürt Alevi inancının içeriğini boşaltıp anlamsızlaştırma politikalarının bir parçasından başka bir şey değildir.</P>
<P>Yerel inanca göre&nbsp;bu günkü Ovacık sınırları içerisinde yaşayan Buyere,&nbsp;babası olan&nbsp;Munzur Bava ile tartışmış ve ardından küserek&nbsp;Ovacık ve Pülümür arasında yer alan krater gölünün kenarına&nbsp;yerleşmiştir. Halk arasındaki anlatılardan, bu göldeki Hızır'ın varlığına ilk şahit olanlardan birisinin Buyere olduğunu söyleyebiliriz.. Oraya yerleşmesi ve keramete tanıklık etmesi ve bunun yayılmasıyla&nbsp;göl&nbsp;"Gola Buyere" - Buyere'nin gölü- olarak, onun&nbsp;adıyla anılır olmuştur. İnananlar, Buyere adıyla anılan kutsal kişiye değil, o göl içerisinde yaşadıklarına inandıkları Hızır için ibadet, ondan yardım dilemeye gelirler. "Ya Xızıre Gola Buyere" gibi ibadet edilirken yapılan hitabetin Türkçe karşılığı " Ey, Buyere Gölünün Hızırı"dır. </P>
<P>Halk arasında gölün etrafında üç kere dolaşılınca, dileklerin yerine geleceğine dair inanç yaygındır.&nbsp;Ancak, bu dolaşma sırasında gölün güney tarafında bulunan ve hemen her mevsim kalan&nbsp; çığ ise bir anlamda sınanma yiridir. Ziyarete dair bir başka efsanede gençlerin sevdiklerine kavuşup kavuşmayacaklarına dair göldeki Hızırın kerametini göstermesidir. Bu ise göle elma atılarak yapılır. Evlenmek isteyen çiftler, göle elma atarlar. Atılan elmalar bir süre sonra bir araya gelirlerse, kişilerin sevdiklerine kavuşacakları, bir araya gelmezse de kavuşamayacakları şeklinde yorumlanır. </P>
<P>Yöre halkı tarafından "Xızıre Gola Buyere" olarak adlandırılan Hızır, deniz ve deryalarda zor durumdaki kişilere yardım etmektir. Dersim gibi denize oldukça uzak mesafedeki bir bölgeden uzak denizlerdeki denizcilere yardım eden bir hızırın varlığı ilginçtir. Buyere Gölüden akan su, &nbsp;"Çheme Shol"&nbsp;10 Kilometre kadar gölden uzakta&nbsp;Pülümür çayı ile birleşir ve Dersim merkezde Munzur çayı ile birleşir ve uzak denizlere akar.&nbsp;Gola Çhetu yada Gola Xızıri olarak yerde gerçekleşen&nbsp;iki suyun birleşmesi, baba ve kızın barışması olarak görülür.&nbsp;&nbsp;Bu birleşme aynı zamanda&nbsp;&nbsp;uzak denizlerdeki insanlara yardım edenin tek başına Buyer gölündeki hızır olmadığı, Munzur Baba ile birlikte bu görevi üstlendikleri şeklinde yorumlanır.</P>
<P>&nbsp;</P>
<P>&nbsp;</P>
<P>&nbsp;</P>]]></description><pubDate>3/7/2010</pubDate></item><item><title>Reklam - Tanıtım</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=169</link><description><![CDATA[<P><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><FONT color=#9933ff face="Times New Roman"><STRONG>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; </STRONG><A href="http://www.gemlikweb.com"><FONT size=4><STRONG>www.gemlikweb.com</STRONG></FONT></A></FONT></SPAN></P>
<P><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><STRONG><FONT color=#9933ff face="Times New Roman">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-COLLAPSE: collapse; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=AutoNumber1 border=0 borderColor=#111111 cellPadding=0 width=708 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-collapse: collapse; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" width="72%" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=table6 border=0 cellSpacing=1 cellPadding=1 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" vAlign=top width="85%" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=table7 border=0 cellSpacing=1 width=697 height=177 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" height=175 vAlign=top width=514 align=middle prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=table8 border=0 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=448 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" vAlign=top width=448 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=table9 cellSpacing=0 cellPadding=0 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=table10 border=1 cellSpacing=0 borderColorLight=#cccccc borderColorDark=#ffffff cellPadding=2 width=494 height=34 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" height=32 vAlign=top prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=table12 border=0 width="100%" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" width=26 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<P align=center><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/yeni.gif" width=22 height=9></P></TD>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><A href="javascript:pencere('teklif.asp')"><FONT color=#ff0000><FONT style="FONT-SIZE: 8pt; FONT-WEIGHT: 700" color=#ff0000 face=Verdana>İhtiyacınız olan siteyi teklif formumuzla bize iletin, size en kısa zamanda detaylı şekilde geri dönelim .. </A></FONT></FONT></TD></TR></TBODY></TABLE>
<P><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> Gemlik Web&nbsp; web sitenizi birkaç hafta içinde hazırlayıp, şirketinizi ve ürünlerinizi tüm dünyaya tanıtmanıza olanak sağlıyoruz.</FONT></P></TD></TR></TBODY></TABLE></TD></TR></TBODY></TABLE>
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=table11 border=0 cellSpacing=0 cellPadding=3 width=493 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" vAlign=top width=245 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><FONT color=orange><B><U>İçerik</U></B></FONT><BR><IMG src="http://gemlikweb.com/spacer.gif" width=1 height=4><BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> Giriş Sayfası<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> Şirket Tanıtımınız<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> İletişim Bilgileriniz<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> Ürün ve Hizmet Tanıtımınız<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> Referanslarınız </FONT></TD>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" vAlign=top width=236 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><FONT color=orange><B><U>Pakete Dahil Olanlar</U></B></FONT><BR><IMG src="http://gemlikweb.com/spacer.gif" width=1 height=4><BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> 1 yıllık isim tescili<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/spacer.gif" width=12 height=1>(www.sirketadi.com veya<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/spacer.gif" width=12 height=1>www.sirketadi.com.tr)<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> 10 adet E-Posta hesabı<BR><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> 25 mb web alanı <BR></FONT><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><IMG src="http://gemlikweb.com/menu_bullet.gif"> 1 yıl teknik destek</FONT></TD></TR>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" colSpan=2 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<P align=center><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><BR><IMG border=0 align=left src="http://gemlikweb.com/kampanya.jpg" width=460 height=317><BR>&nbsp;</FONT></P></TD></TR></TBODY></TABLE></TD></TR></TBODY></TABLE></TD>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" height=175 vAlign=top width=189 align=middle prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><A href="http://gemlikweb.com/referanslar.asp"><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/referanslar.gif" width=155 height=182></A><BR><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><A href="http://gemlikweb.com/referanslar.asp">
<MARQUEE onmouseover=stop(); onmouseout=start(); direction=down height=283 width=180 scrollAmount=2><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/palmiyeemlak.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/bilbickalip.jpg" width=150 height=120><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/palmiyeemlak.JPG" width=150 height=148><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/comingback.jpg" width=150 height=126><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/forza.jpg" width=150 height=153><BR><BR></FONT><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/kamuran.jpg" width=144 height=107><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/gemlikkorfez.jpg" width=136 height=107><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/atamer.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/baytasinsaat.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/gemliktirkoop.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/gemsiad.JPG" width=150 height=113><BR><BR><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/tatcan.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/basaranbilgisayar.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/gemliktuncelililer.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/etrltd.JPG" width=150 height=113><BR><BR></FONT><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/aykent.jpg" width=149 height=113><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/cakarlar.jpg" width=134 height=100><BR><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/pakhotel.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/gemliklions.jpg" width=150 height=117><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/gemliknowox.JPG" width=150 height=113><BR><BR></FONT><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/tunali.jpg" width=150 height=113><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/forumemlak.JPG" width=150 height=113><BR><BR></FONT><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/otekileriz.jpg" width=150 height=124><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/granit.jpg" width=152 height=111><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/adapansiyon.jpg" width=150 height=104><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/tutkagida.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/arolmobilya.jpg" width=150 height=135><BR><BR></FONT><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/bati.jpg" width=155 height=123><FONT style="FONT-SIZE: 8pt" face=Verdana><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/ozsultan.JPG" width=150 height=113><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/siirakademisi.JPG" width=150 height=113><BR><BR><BR><IMG border=0 src="http://gemlikweb.com/pasahotel.JPG" width=150 height=113><BR><BR>&nbsp;</FONT></MARQUEE></A><BR><FONT color=#737272>Referanslarımızdan Bazıları</FONT></FONT></TD></TR></TBODY></TABLE>
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-COLLAPSE: collapse; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" id=AutoNumber1 border=0 cellSpacing=0 cellPadding=0 width=650 height=1 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-collapse: collapse; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" height=130 vAlign=center width=540 colSpan=2 align=middle prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<P align=left><A href="http://kameraarkasi.org/sinema.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_sinema.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/belgesel.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_belgesel.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/kisafilm.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_kisafilm.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/festivaller.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_festival.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/yapim.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_filmyapimi.jpg" width=90 height=67></A><BR><A href="http://kameraarkasi.org/kamera.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_kamera.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/light.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_light.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/ses.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_ses.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/kurgu.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_kurgu.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/televizyon.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_televizyon.jpg" width=90 height=67></A><BR><A href="http://kameraarkasi.org/objektifler.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_objektif.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/fotograf.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_fotograf.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/kompozisyon.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_kompozisyon.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/fotograf/teknikler.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_fotografteknikleri.jpg" width=90 height=67></A> <A href="http://kameraarkasi.org/galeri.html" target=_self><IMG border=1 src="http://kameraarkasi.org/images/r_fotografgalerisi.jpg" width=90 height=67></A></P></TD>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" bgColor=#6d6d8c height=350 rowSpan=3 width=1 align=middle prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><IMG border=0 src="http://kameraarkasi.org/images/cizgi.gif" width=1 height=1></TD>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" height=130 vAlign=top width=155 align=middle prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><BR><A onmouseover="MM_swapImage('sinema','','images/sinema-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/sinema.html" target=_self><IMG border=0 name=sinema src="http://kameraarkasi.org/images/sinema.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('belgesel','','images/belgesel-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/belgesel.html" target=_self><IMG border=0 name=belgesel src="http://kameraarkasi.org/images/belgesel.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('kisafilm','','images/kisafilm-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/kisafilm.html" target=_self><IMG border=0 name=kisafilm src="http://kameraarkasi.org/images/kisafilm.gif" width=150 height=16></A><BR><BR><A onmouseover="MM_swapImage('kamera','','images/kamera-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/kamera.html" target=_self><IMG border=0 name=kamera src="http://kameraarkasi.org/images/kamera.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('light','','images/light-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/light.html" target=_self><IMG border=0 name=light src="http://kameraarkasi.org/images/light.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('ses','','images/ses-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/ses.html" target=_self><IMG border=0 name=ses src="http://kameraarkasi.org/images/ses.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('kurgu','','images/kurgu-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/kurgu.html" target=_self><IMG border=0 name=kurgu src="http://kameraarkasi.org/images/kurgu.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('televizyon','','images/televizyon-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/televizyon.html" target=_self><IMG border=0 name=televizyon src="http://kameraarkasi.org/images/televizyon.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('kompozisyon','','images/kompozisyon-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/kompozisyon.html" target=_self><IMG border=0 name=kompozisyon src="http://kameraarkasi.org/images/kompozisyon.gif" width=150 height=16></A><BR><BR><A onmouseover="MM_swapImage('fotograf','','images/fotograf-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/fotograf.html" target=_self><IMG border=0 name=fotograf src="http://kameraarkasi.org/images/fotograf.gif" width=150 height=16></A><BR><A onmouseover="MM_swapImage('galeri','','images/galeri-over.gif',1)" onmouseout=MM_swapImgRestore() href="http://kameraarkasi.org/galeri.html" target=_self><IMG border=0 name=galeri src="http://kameraarkasi.org/images/galeri.gif" width=150 height=16 oSrc="http://kameraarkasi.org/images/galeri.gif"></A><BR>&nbsp;</TD></TR></TBODY></TABLE></TD></TR></TBODY></TABLE></TD></TR></TBODY></TABLE></P>
<P>&nbsp;</P></FONT></STRONG></SPAN>
<P><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><STRONG><FONT color=#9933ff face="Times New Roman"></FONT></STRONG></SPAN>&nbsp;</P>
<P><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><STRONG><FONT color=#9933ff face="Times New Roman"></FONT></STRONG></SPAN>&nbsp;
<SCRIPT type=text/javascript src="http://static.mogulus.com/scripts/playerv2.js?channel=radiozaza&amp;layout=playerEmbedDefault&amp;backgroundColor=0x#000000&amp;backgroundAlpha=1&amp;backgroundGradientStrength=0&amp;chromeColor=0x000000&amp;headerBarGlossEnabled=true&amp;controlBarGlossEnabled=true&amp;chatInputGlossEnabled=false&amp;uiWhite=true&amp;uiAlpha=0.5&amp;uiSelectedAlpha=1&amp;dropShadowEnabled=true&amp;dropShadowHorizontalDistance=0&amp;dropShadowVerticalDistance=10&amp;paddingLeft=10&amp;paddingRight=10&amp;paddingTop=10&amp;paddingBottom=10&amp;cornerRadius=3&amp;backToDirectoryURL=null&amp;bannerURL=null&amp;bannerText=null&amp;bannerWidth=320&amp;bannerHeight=50&amp;showViewers=true&amp;embedEnabled=true&amp;chatEnabled=false&amp;onDemandEnabled=false&amp;programGuideEnabled=false&amp;fullScreenEnabled=true&amp;reportAbuseEnabled=false&amp;gridEnabled=false&amp;initialIsOn=true&amp;initialIsMute=false&amp;initialVolume=20&amp;width=300&amp;height=290&amp;wmode=window"></SCRIPT>
 </P>
<DIV><FONT color=#ccff00 size=7 face=Impact><STRONG>RADIOZAZA TV</STRONG></FONT></DIV>
<DIV><FONT size=1>&nbsp;</FONT></DIV>
<DIV>&nbsp;</DIV>
<DIV><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><STRONG><FONT color=#9933ff face="Times New Roman">Koala Production (Aust) Pty Ltd.<BR><BR></FONT></STRONG></SPAN><FONT color=#333333 size=2 face="Times New Roman"><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px">Koala Production, Avustralya'da sinema ve televizyon<BR>seyircisini başta Türkiye, İran ve Irak olmak üzere, bağımsız<BR>yönetmenlerce çekilen alternatif ve sanatsal içerikli dünya<BR>filmleriyle buluşturmak amacıyla film dağıtımı yapmaktadır.<BR><BR>Özellikle genç yönetmenlere ve farklı kültürleri ve toplumları<BR>konu alan film yapımcılarına sanatsal çalışmalarında katkı<BR>sunmak, filmlerini Avusturalya ve dünya sinema ve televizyon<BR>seyircine ulaştırmak en önemli hedefimiz. Bunun yanında<BR>sözkonusu filmleri öncelikle Avusturalya’daki film festivalleri<BR>olmak üzere dünyadaki film festivallerine taşımak bir başka<BR>amacımız. </SPAN></FONT></DIV><FONT color=#333333 size=2 face="Times New Roman"><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><A href="http://www.kurdishcinema.com/KoalaFilmTurkce.html" target="">
<P><FONT color=#333333 size=2 face="Times New Roman"><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><IMG border=0 alt="" src="http://www.kurdishcinema.com/sitebuilder/images/Koala_Production_7-177x190.jpg" width=177 height=190></SPAN></FONT></P><FONT color=#333333 size=2 face="Times New Roman"><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px">
<P><FONT size=2 face="Times New Roman"><SPAN style="LINE-HEIGHT: 17px; FONT-SIZE: 14px"><FONT color=#333333>Web Sayfası : </FONT></A><A href="http://www.kurdishcinema.com/KoalaFilmTurkce.html"><FONT color=#333333>http://www.kurdishcinema.com/KoalaFilmTurkce.html</FONT></A><A href="http://www.kurdishcinema.com/KoalaFilmTurkce.html" target=""></SPAN></FONT></P>
<P><SPAN class=text><FONT color=#333333 size=2><SPAN style="LINE-HEIGHT: 16px; FONT-SIZE: 12px"></SPAN></FONT></SPAN></SPAN></FONT>&nbsp;</P></A></SPAN></FONT>]]></description><pubDate>3/3/2010</pubDate></item><item><title>Bertij Belgeseli Kamera arkası yazıları</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=168</link><description><![CDATA[<P><SPAN><FONT size=4><STRONG>Biz O yola çıkarız !!!</STRONG></FONT></SPAN></P>
<P><SPAN>Yazı : Meltem D. Canerik</SPAN></P>
<P><SPAN>Çekimlerden sonra yayladan Pülümür’e gidebilecegimiz tek araç, günde iki defa yemek ve ekmek icin Pülümür’e gidip gelen maden ocağına ait araçtı. Yola cıkmıstık fakat ne araç, ne karada nede havada bir canlı vardı. Su yollarının kenarındaki yeşilliklerin arkasına gizlenen ağustos böceklerinin sesleri sessizliği yarıyor ve ürkütüyordu. Çaresiz yola koyulduk. Öğlen sıcağı ve kızgın güneş altında kuytu ve agaçlık yerlerden ıslık calarak ve yüksek sesle konusarak gectik. Sıcaktan bunalıp su kenarında serinlemeye çalışan bir ayıyla karşılaşmanın bedeli ağır olurdu. Var mı yokmu bilmiyorduk. </SPAN></P><SPAN>
<DIV style="FILTER: progid:DXImageTransform.Microsoft.AlphaImageLoader(src='http://photos-e.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs363.snc3/23419_335929972065_251749487065_4045505_641316_n.jpg', sizingMethod='scale'); WIDTH: 460px; HEIGHT: 306px; CURSOR: pointer"></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045510&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045517&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045544&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045546&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045466&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV></SPAN>
<P><SPAN>Cesaret olsun iste. Yorgunduk , sırtımızdakı canta ve yüklerle cok daha zor oldu yürüyüs. Bekleyemezdik. Yola çıkmıştık bir kere. Hem sohbet ederek, hem birbirimize cesaret vererek ,hemde halimize bazen gülerek ve bazende özellikle ben sinirlenerek üc saat durmaksızın yürüdük. En korktugumuz anlarda ardımıza bakarak belki arac geliyordur umuduyla yürüdük.telefonlar cekmıyor kı dagın basında bir Allahın kulunu arayalım arac isteyelim. sonunda girisi yıkıntı evlerden olusan Ardıçlı köyüne vardık.Köye giriste bir yaslı amcaya denk geldik.Halimizi mecalimizi anlattık.Telefonun cekip cekmedigini sorduk.Asagıda bir diregin önünde sadece telefon cekiyormus. mutlu olduk nihayet yanı pülümürü arayabilecek arac isteyebilecektik. Köy yolundan aşağı yıkık evlere ve deprem zamanı yapılmış fakat şimdi ise yine yıkık, çatıları bile olmayan evlere doğru yürümeyoe başladık.Biz yoldan aşağı on , on beş metre iner inmez maden arabası gecti. </SPAN></P><SPAN>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045510&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065">
<DIV style="FILTER: progid:DXImageTransform.Microsoft.AlphaImageLoader(src='http://photos-c.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs363.snc3/23419_335932807065_251749487065_4045510_2349147_n.jpg', sizingMethod='scale'); WIDTH: 460px; HEIGHT: 306px; CURSOR: pointer"></DIV></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045517&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045544&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045546&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045466&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV></SPAN>
<P><SPAN>Şok olmuş bir haldeyiz. Bu gercek olamaz.Bu bir hayal çok yorulduk üç saattir , güneş altında yürüyerek geldik.Başımıza güneş gecmiş olmalı.Ardından bıraktığı toz bultunu soluyana kadar şok halde öyle yola ve geçip giden araca bakakaldık.Büyük bir hayalkırıklığı, hüsran.İçimden oraya oturup ağlamak geldi.O flaya puflaya isyan ederek ama araya , “neyse gitti artık” moral kelimelerini sıkıstırarak köye girdik.Evleri gectik gelen seslere dogru ilerledik.Bir kac teyze vardı. Lözinede ekmek pisiriyorlar. Selamlasıp yanlarına gittik.Konuştuk biz anlattık onlar dinledi, onlar anlattı biz dinledik.Telefonu sorduk yerini gosterdiler.Söyledikleri yere gittik aradık ulasılmıyor cekmıyor telefon olmuyor. Bir ağacın altında ortada bir masa ve etrafında gayet konforlu sandalyeler.Oturduk susamıs ve acıkmıstık. Yorgunlugu daha fazla hissediyorduk fakat.Beş dakika sessiz kaldık </SPAN><SPAN>oturduğumuz yerde öylece. </SPAN></P><SPAN>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045510&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045517&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045544&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065">
<DIV style="FILTER: progid:DXImageTransform.Microsoft.AlphaImageLoader(src='http://photos-g.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs363.snc3/23419_335951597065_251749487065_4045544_1100608_n.jpg', sizingMethod='scale'); WIDTH: 460px; HEIGHT: 306px; CURSOR: pointer"></DIV></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045546&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045466&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV></SPAN>
<P><SPAN>Tarlanın kenarında dere vardı sanırım serin ve rahatlatıcı su sesi geliyordu yorgunluktan gözlerim kapandığında. Köyde bir kac ev vardı arıcılık yapıyorlardı. Ev ve yolun arasında cok sayıda arı kovanları vardı.Dinlendik fakat nasıl gidecegiz ne yapacagız konusunda kafamızda onlarca soru isaretleri. Tek caremız var yola kaldıgımız yerden devam etmek. Biz devam edelim dedik ,belki aracın geri donmesine denk geliriz bizi tekrar yoldan alır ve pülümüre gideriz. </SPAN></P>
<P><SPAN></SPAN>&nbsp;</P><SPAN>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045510&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045517&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045544&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045546&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065">
<DIV style="FILTER: progid:DXImageTransform.Microsoft.AlphaImageLoader(src='http://photos-c.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc3/hs383.snc3/23419_335954797065_251749487065_4045546_1734512_n.jpg', sizingMethod='scale'); WIDTH: 460px; HEIGHT: 306px; CURSOR: pointer"></DIV></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045466&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<P>Dogrulduk ne halim var nede sabrım. Ekmek kokusuda buram buram kokuyor.Söylemeye istemeye cekiniyoruz.Ayrıldık yanlarında hatır isteyerek. Biz ayrıldıkta ekmek kokusu ayrılmadı ki bizden. Çesme başına gittik buz gibi suyu var açlığı bastırırmı bilinmez ama doya doya içtik.Dayanamadım .Caner’e söyledim ekmek iste dedim yola cıkacagız daha ana yola cıkmamıza iki sat var aclıktan bayılırız hadı git iste ) olurmu olmazmı nasıl olur derken Caner gitti.sonra gelip benı çagırdı.utandım ,ayıp ettik dedik.Bize sitem ettiler neden soylemedgimize dair. İçi peynir dolu iki sac ekmegimizi elimize alarak tesekkur ederek yola devam dedik.hem gidiyoruz hemde düsünüyoruz.Nasıl gidecegiz.Toprak yollar yürüyünce bile toz dagılıyor havaya. Sıcak iyice bastırıyor .11 de cıktık yola saat 3 oldu. Yürüdük yürüdük. Yolun devamımda, kenarda bir yerde, birisi egilmis yol kenarında su akıntısı var ona yol yapmaya calısıyor.İsci tulumu giyinmis upzuzun siyah ve kıvırcık saçları var ve yüzünü kapatmıs saçları.Duraksadık. Ne yaptığını ve kim oldugunu anlamaya calısıyoruz. Yolun uzerinde ne isi var bilgidim kadarıyla bu köyden baska köyde, başka yerlesim yeride yok. Yavas adımlarla ve kısık sesle konusarak yaklastık. Göz ucuyla bize bakt,ı başını dahi cevirmeden uğrastığı işinden kaldırmadan. Kendisini gectik a ma iki dakikada bir ardıma dönup bize bakıp bakmadıgına, gelip gelmediğine bakıyorum.Ne selam aldı, nede selam verdi. Konusmadı da burda ne isi var? Kendisini gectikce uzaklastıkca adımlarımız hızlandı.Bu yolda gidiyoruz gidiyoruz hic bitmiyorki. Toprak yoldan köseyi dönünce bir oh cektik. Yürüyoruz fakat bizim adımlarımızın dısında ayak sesleri geliyor.Korkarak baktım geliyor ardımızdan.Pekı ama bu kisi kim? Caner “ burda bir arıcı var o olabilir “dedi. Fakat arılarının bulundugu yerden uzakta v e hiç konuşmadı.Biz gidiyoruz, O geliyor.Biz hızlanıyoruz O da hızlanıyor. Belki de tedirgin oldugumuzu hissetmisti.On dk bu sekilde yürüdük .Ağaçların arasında laylondan yapılmış bir kulübe göründü. Kovanlar var önünde.Bir, iki kişide kulübe önünde kovanlarla uğrasıyorlar. Hızlı adımlarla yürüdük.Selamlaştık.,Ardım</SPAN><WBR><SPAN class=word_break></SPAN><SPAN>ızdan gelen kişide arkadasarıyla ve bizimle konuşmaya basladı. Kendimizi tanıttık. Maden arabasını kaçırdığımızı ve üç saatten fazladır yürüdüğümüzü anlattık.Enteresan ve yayladan buraya kadar yürümenin zor bir ihtimal olacağını düşünmüş olmalılar ki hareketsiz ve şaşkınlardı. Ve konuşmaların sonunda hepimizin yüzünde bir tebessüm oluştu. Ardımızdan gelen kişi orada arıcılık yapan Dersimli Che isminde bir arkadaştı. Onunla ilgili düşüncelerimizide aktardık .Gülümsedi ve ona dair tedirginligimize tezat bir yardımda bulundu. Kendisi de dahil oradaki arkadaşları için yemek yapılacak fakat mazlemeleri azmıs.Bu nedenle ve vesile ile hem bizi pülümüre bırakacak hemde eksik olan malzemelerı alıp aksam yemeğini yapacaklardı. O gün boyunca hiç bu kadar sevinmemiştim.Bizi Pülümür’ e götüreceği araç kasalı motorbisikletti.</SPAN></P><SPAN>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045510&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045517&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045544&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045546&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065"></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV>
<DIV class="photo photo_none">
<DIV class=photo_img><A href="http://www.facebook.com/photo.php?pid=4045466&amp;op=1&amp;view=all&amp;subj=365374246146&amp;aid=-1&amp;auser=0&amp;oid=365374246146&amp;id=251749487065">
<DIV style="FILTER: progid:DXImageTransform.Microsoft.AlphaImageLoader(src='http://photos-h.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash1/hs423.ash1/23419_335916572065_251749487065_4045466_1891693_n.jpg', sizingMethod='scale'); WIDTH: 460px; HEIGHT: 306px; CURSOR: pointer"></DIV></A></DIV></DIV>
<DIV class=clear_none></DIV></SPAN>
<P><SPAN>Eşyalarımı</SPAN><WBR><SPAN class=word_break></SPAN><SPAN>zı yerleştirdik ve kendimize eşyalardan zor yer bulsakda bunada şükür diyerek yola çıktık.Ne acıkmışlığımız, ne Ayı çıkacak korkusu, nede yol uzun nasıl gideceğize dair sorularımız.Hepsi, motorbisikletin her ilerlediği metrede ardımızda bıraktıgımız toz bulutu ile birlikte havaya uçup dağıldı. O anlardan bize kalan halimizi çektiğim bu fotoğraf :) Caner gidiyor, fotoğraftan habersiz etrafı kolaçan ederek.Ben ise korkumu dağıtabilmek için çekim derdindeyim.Sonrası ise hallerimizi düşünerek korkaklığımıza,çekingenlik</SPAN><WBR><SPAN class=word_break></SPAN>lerimize gülmelerimiz.Fakat hiçbir araç olamayabilir gerçeğini bilmemiz fakat buna rağmen pes etmememiz ve kararlılığımızın ve birbirimize destek olmamızın getirdiği mutluluk.En temel ve değişmeyecek sonuç ,herşeye rağmen yine aynı şeyler olacağını bilsek dahi yine ben, biz o yola çıkarız :)<BR></P>]]></description><pubDate>3/2/2010</pubDate></item><item><title>Bertîji Basın  - Press - Nuçe</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=166</link><description><![CDATA[<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 18pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 2" class=MsoNormal>&nbsp;</P>
<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 18pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 2" class=MsoNormal><A href="/blog.asp?id=167"><B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Trebuchet MS','sans-serif'; COLOR: #353535; FONT-SIZE: 11.5pt; TEXT-DECORATION: none; text-underline: none">Bêrtij: Di Germahiya zarokan de Dêrsim</SPAN></B></A><B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Trebuchet MS','sans-serif'; COLOR: black; FONT-SIZE: 10pt; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR"><?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p></SPAN></B></P>
<P style="LINE-HEIGHT: normal; MARGIN: 0cm 0cm 18pt; mso-margin-top-alt: auto; mso-outline-level: 2" class=MsoNormal><B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Trebuchet MS','sans-serif'; COLOR: black; FONT-SIZE: 10pt; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR">Îstanbul, 23 Reşemî (AKnews) – Belgefilma “Bertîj” ya derhêner Caner Canerik ku jiyana zarokên koçer vedibêje hate temamkirin.<BR><BR>Fîlm li Dêrsimê Çiyayê Hel ê Pilemoriyê hate kişandin. Kişandina belgefîlmê 4 meh ajot û di belgefîlmê de kêşeyên koçeran, rengên kulturî yên herêmê û guhertinên ku bi demê re çêbûne bi lîstikên zarokan tên nîşandayîn.<BR><BR>Belgefîlm bi kurdî û tirkî hate kişandin û balê dikşîne li ser zarokên ku navê wan bi kurdî ye lê ew bi xwe kurdî nizanin û navê zarokên ku bi Tirkiye, lê bi kurdî diaxivin derdixe berçavan.<BR><BR>Jiyana çar zarokên ku biçûktirina wan Dîlana 6 mehî ye û yê Özgürê 12 salî, Rozerîna 2 salî û Rojbîna 2.5 salî di navenda belgefîlmê de ye. Her wiha bertildayina koçerên ku derdikevin Çiyayê Hel, dek û dolabên tucaran û zextên xwediyên zozanan derdikeve pêş.<BR><BR>Di belgefîlmê de muzîka kurdî ya gelêrî hatiye bikaranîn û her wiha Rozerîn Acım, Hêlin Acım, Hayri Acım, Sündüz Acım, Berfin Acım, Birayên bi navê Rojbin, Mine, Serkan, Halise û Haydar Fındık û Sebahat, Serhat, Özgür, Hayri, Selin Uç û Dilan, Şevin û Havîn rol girtin.<BR><BR>Derhêner Caner Canerik ji AKnewsê re got, wan xwestiye bi jiyana zarokan kêşeyên koçerên Dêrsimê nîşan bidin û domand, “Heta niha her tim Dêrsim bi şer û qetlîman hate bîranîn. Min xwest zehmetiyên ku Dêrsim dikêşe bi germahiya zarokan vebêjim.” <BR><BR>Caneriki got, heta niha li Dêrsimê hertim dram û êş hatine jiyandin û ev yek ji stranan bigre heta fîlman, ji pêkenokan bigre heta belgefîlman cih girtine û ev hemû bi draman hatin nîşandayîn. Di belgefîlma Kazım Öz a bi navê “Şavaklar” de zarokek li ser min gelek tesîr çêkir û wê demê min fêm kir ku pêwîstiya me bi germayî heye. Vê germahiyê jî me di zarokan de dît. Bo vê bi xweza û şertên rasteqîn ên Dêrsimê me bi zarokan ‘Bêrtijiyan’ kişandin. Ev hêviya dahatuya Dêrsimê û germahiya mirovên Dêrsimê ye û em bawarin dê herkes vê germahiyê bibîne.”<BR><BR>AKnews </SPAN></B><B><SPAN style="FONT-FAMILY: 'Trebuchet MS','sans-serif'; COLOR: black; FONT-SIZE: 18pt; mso-bidi-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-font-family: 'Times New Roman'; mso-fareast-language: TR"><o:p></o:p></SPAN></B></P>
<P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" class=MsoNormal><o:p><FONT size=3 face=Calibri>&nbsp;<A href="http://www.aknews.com/ki/aknews/1/117945/">http://www.aknews.com/ki/aknews/1/117945/</A></FONT></o:p></P>
<P style="MARGIN: 0cm 0cm 10pt" class=MsoNormal><o:p><FONT size=3 face=Calibri>--------------------------------------------------------------</FONT></o:p></P><o:p>
<DIV class=btm><B class=ttl><FONT size=5>Tunceli'nin "Güneşle Gelenler"i</FONT></B> </DIV>
<DIV class="box news" jQuery1220472608574="123" sizcache="8" sizset="0">
<H3>&nbsp;</H3>
<DIV class=inr-lft jQuery1220472608574="122" sizcache="5" sizset="7">
<DIV class=content jQuery1220472608574="5" sizcache="7" sizset="0">
<DIV class=fontsize sizcache="5" sizset="7"><A class="btn btn-pls" href="javascript:;" jQuery1220472608574="6"></A></DIV>
<DIV style="FLOAT: left" sizcache="7" sizset="0">
<DIV class=photobox sizcache="5" sizset="9">
<UL class=lst>
<LI class=act><IMG style="WIDTH: 397px; HEIGHT: 219px" alt="" src="http://cdn1.cnnturk.com/handlers/file.ashx?FileID=311878&amp;Width=292&amp;Height=0&amp;BlackWhite=False" width=387 height=194> </LI></UL>
<DIV class=pgr sizcache="5" sizset="9">&nbsp;</DIV></DIV></DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20"><B sizcache="5" sizset="25">Yönetmen Caner Canerik tarafından çekilen ve yaylacı çocuklarının yaşamlarını anlatan </B></DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20"><B sizcache="5" sizset="25">"Bertij" (Güneşle Gelenler) adlı <A class=kyw href="/guncel.konular/belgesel/191/index.html" rel=583 jQuery1220472608574="8">belgesel</A> film gösterime hazırlanıyor. </B></DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizcache="5" sizset="20"><BR><STRONG class=top></STRONG>1 Saat 46 Dakikalık <A class=kyw href="/guncel.konular/belgesel/191/index.html" rel=583 jQuery1220472608574="9">belgesel</A> film, Tunceli'nin Pülümür İlçesinde yer alan "Hel Dağı"nda 4 aylık bir süre içerisinde çekildi. <BR><BR>Yaylacıların yaşadıkları sorun ve sıkıntılar, kültürel renkleri ve değişimleri küçük çocukların oyunlarıyla yansıtılıyor.<BR><BR>Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adları Kürtçe olan çocukların, Kürtçe bilmediği, adları Türkçe olan çocukların ise Kürtçe konuşması gibi film sonrası fark edilen ilginç gerçekliği barındıran <A class=kyw href="/guncel.konular/belgesel/191/index.html" rel=583 jQuery1220472608574="10">belgesel</A> aynı zamanda İngilizce altyazılı olarak gösterilecek.<BR><BR>En küçükleri olan 6 aylık olan Dilan ile 12 yaşındaki Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli kişilikleri oluşturan 2 yaşındaki Rozerin ile 2.6 yaşındaki Rojbin'in hayatları merkez alınarak anlatılıyor.<BR><BR>Adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken&nbsp; yeni baştan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin merkezli olarak aktarılıyor.<BR><BR>Büyüklerin yaşadıkları; polisin rüşvet istemesi, hayvan satışındaki tüccar üçkağıtçılığı, yayla sahiplerinin baskıları gibi sıkıntılara da çocuk oyunlarıyla tanıklık ediliyor. <BR><BR><IMG src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=311879" width=429 height=221><BR><BR>Çoğu zaman izleyiciyi güldürecek işler peşinde koşsalar da, üstündeki elbiseleri bile parçalanmış oyuncak bebeğini "tamir ettirme mücadelesi" gibi anlar hüzünlendirecek.<BR><BR>Filmin en büyük başarılarından birisi de tüm duyguların çocukların "kamera algısı"nın henüz oluşmamış olması ve çekim ekibinin sınırlı diyalogla yakaladığı başarılı çizgi tamamen doğal hallerinin gösterimini sağlıyor.<BR><BR><IMG src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=311881" width=430 height=241><BR><BR>Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür'ü izlerken de <A class=kyw href="/guncel.konular/altin/401/index.html" rel=421 jQuery1220472608574="11">altın</A> arama macerasından koyunların peşinde verdikleri koşuşturmalara, ve küçük yaşlarına rağmen kendilerine yüklenen görevleriyle hayatlarındaki zorluklara tanıklık ediliyor.<BR><BR><IMG src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=311880" width=405 height=215><BR><BR>Büyüklerin, genellikle detay ve müzik icra eden kişiler olarak kendilerine yer bulabildikleri filmde, her adımları ve söylemleri dramatik hikayelerin bestelenip aktarıldığı klamlarla eğlenceli, komik bir yaşamın içerisinde var olan "büyük" gerçekliğinin hüznüyle izleyiciyi etkisi altına alıyor.<BR><BR>Bu filmde büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalırken, çocuk bakış açısını yansıtmak için kamera da genellikle onların dünyalarını iyi yansıtabilecek açılarda kullanıldı ve çocuklar yürekleri kadar kocaman görüntülendi.<BR></DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizcache="5" sizset="25">Kaynak : <A href="http://www.cnnturk.com/2010/kultur.sanat/sinema/02/23/tuncelinin.gunesle.gelenleri/565023.0/index.html">http://www.cnnturk.com/2010/kultur.sanat/sinema/02/23/tuncelinin.gunesle.gelenleri/565023.0/index.html</A></DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizcache="5" sizset="25">&nbsp;</DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizcache="5" sizset="25">&nbsp;</DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizcache="5" sizset="25">&nbsp;</DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizcache="5" sizset="25">&nbsp;</DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizcache="5" sizset="25">&nbsp;</DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizcache="5" sizset="25">
<P><FONT color=#ff0000><B><FONT size=5 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Bertîjli çocuklarin dünyasi</FONT></B></FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><IMG align=left src="http://www.radiozaza.de/CANER%20CANERIK%20BERTIJ%20FILM/IMG_2295.JPG" width=298 height=195></FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">25 Subat 2010 <BR>Yönetmen Caner Canerik ‘Bertîj’ belgeseli ile Dersim cografyasinda çocuklarin simsicak dünyasina taniklik ediyor. <BR><BR>Dersimli yönetmen Caner Canerik, yasamlari yaylada geçen çocuklarin belgesellini çekti. Yönetmen Canerik, belgesel için „Bu Dersim gelecegine yönelik umudun, Dersim insaninin sicakligina dair sevginin ve çocuk dünyasina dair herkesin bir ani bulabilecegi belgesel filmdir“ diyor? 2009 yilinda çekilen ve geçtigimiz ocak ayinda tamamlanan belgeselde hayvancilik yaparak geçimlerini saglayan Bertîjlerin çocuklarinin yasamlarini ve yayla sürecini ele aliyor. ?</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">6 aylik ve 14 yas arasindaki çocuklarinin yayla sürecindeki yasamlarini filmine tasiyan Canerik, Dersim’in Pêrtax (Pertek) ilçesinde ikamet eden ve hayvancilik yaparak geçinen Savaklilarin yayla ve yayla yasantilarini da dair kesitler sunuyor. ? Pêrtax Hel Dagi çivarinda 6 aya yakin bir süre kurduklari çadirlarda yasayan ve bölgede ‘Bertîj’ (Günesle Gelenler) olarak taninan ailelerin küçük çocuklari ise hayata henüz ilk adimlarini yüksek yaylalarin soguk ve zorlu kosullarinda atiyorlar. Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adlari Kürtçe olan çocuklarin, Kürtçe bilmedigi, adlari Türkçe olan çocuklarin ise Kürtçe konusmasi gibi film sonrasi fark edilen ilginç gerçekligi barindiran belgesel ayni zamanda Ingilizce altyazili olarak gösterilecek.? Belgeselde, en küçükleri olan 6 aylik Dilan ile 12 yasindaki Özgür gibi 7 çocugun yasamlari, en renkli kisilikleri olusturan 2 yasindaki Rozerin ile 2.5 yasindaki Rojbin’in hayatlari merkez alinarak anlatiliyor. </FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Rozerin ve Rojbin</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Yönetmen Cenerik ‘Bertîj’’de, adeta hiç bir seyin olmadigi mekanda, plastik posetlerden bidon yapan, yarali kuzuyu sagan ya da ata binmek için dere tepe yuvarlanarak kosan, kendilerinden on kat büyük köpege tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltida doymadigi çayi, çadir içerisinde kimse yokken yeni bastan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocuklarin yaraticiliklarina Rozerin ile Rojbin’in gözüyle izleyiciyle bulusturuyor. ? Yasca daha büyük olan Sebahat ve Özgür’ün altin arama mecaralari ve koyunlarin pesinde kosturmalarina ve zorluklarina taniklik edecek izleyeci. Filmde, büyükler ve yasantilari ikinci planda kalmis. Çocuklarin yasantilarini yansitmak isteyen yönetmen Canerik, kamerasini alti açiyla kullanarak bunu yapmis. Belgeselle, Dersim cografyasina çocuklarin simsicak dünyasinda çok farkli bir sekilde izleyici taniklik edecek.? Yönetmen Caner Canerik, Dersim’in ’38, ardindan ‘70’li yillardan 2000 yilina kadar geçen çatismali sürecin birçok dram ve aci yasanilan bir cografyada, sarkilardan belgesele kadar çok sayida esere temel oldugunu belirtti. Kendisinin de belgesellerinde farkli boyutlardan konuyu isledigini söyleyen Canerik, “Bir anlamda içimiz kararmisti. Var olan gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adim atacak mecalimiz kalmiyordu. Bizim ihtiyacimiç olan pozitif, sicak görüntülerdi... Bu sicakligi en net olarak çocuklarda görebilirdik. Bu Dersim gelecegine yönelik umudun, Dersim insaninin sicakligina dair sevginin ve çocuk dünyasina dair herkesin bir ani bulabilecegi belgesel filmdir” dedi. Geleneksel Kürt müziginin kullanildigi ‘Bertîj’ (Günesle Gelenler) belgeseli 1 saat 45 dakikalik.?Canerik’in daha önce yaptigi belgeseller sunlar: ‘73. Millet’, ‘Bava Düzgün’, ‘Pirdesur’, ‘Masal’, ‘Was’ ve ‘Savas Oyunu’. </FONT></P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">
<P><A href="index.php?rupel=tekili"></A>&nbsp;</P>
<P>Bertij Belgeseli Tamamlandı </P>
<DIV>
<DIV style="PADDING-BOTTOM: 0px; PADDING-LEFT: 0px; WIDTH: 532px; PADDING-RIGHT: 0px; FLOAT: left; HEIGHT: 823px; PADDING-TOP: 0px">
<DIV id=nuce>
<H1>&nbsp;</H1>
<DIV class=nuce1>
<DIV style="FLOAT: left; COLOR: #2d648a"><B><FONT color=#000000>DOĞAN TEKİN -ANF</FONT></B></DIV><FONT color=#000000>08:54 / 23 Şubat 2010 </FONT></DIV>
<P><FONT color=#000000><B>İSTANBUL -</B> - Dersimli yönetmen Caner Canerik son belgesel filmi Bertij’i tamamladı. <BR><BR>2009 yılında çekilen ve geçtiğimiz ocak ayında tamamlanan belgeselde hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Bertijlerin çocuklarının yaşamlarını ve yayla sürecini ele alıyor. <BR><BR>6 aylık ve 14 yaş arasındaki çocuklarının yayla sürecindeki yaşamlarını filmine taşıyan Canerik, Dersim’in Pertek ilçesinde ikamet eden ve hayvancılık yaparak geçinen Şavaklıların yayla ve yayla yaşantılarını da dair kesitler sunuyor. <BR><BR>6 aya yakın bir süre kurdukları çadırlarda yaşayan ve bölgede “Bertij” olarak tanınan ailelerin küçük çocukları ise hayata henüz ilk adımlarını yüksek yaylaların soğuk ve zorlu koşullarında atıyorlar. <BR><BR>Belgeselde, en küçükleri olan 6 aylık Dilan ile 12 yaşındaki Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli kişilikleri oluşturan 2 yaşındaki Rozerin ile 2.5 yaşındaki Rojbin’in hayatları merkez alınarak anlatılıyor. <BR><BR>ROZERİN VE ROJBİN<BR><BR>Film de, adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken yeni baştan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin’in gözüyle izleyiciyle buluşturuyor Canerik. <BR><BR>Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür’ün altın arama mecaraları ve koyunların peşinde koşturmalarına ve zorluklarına tanıklık edecek izleyeci. Filmde, büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalmış. Çocukların yaşantılarını yansıtmak isteyen Yönetmen Canerik, kamerasını altı açıyla kullanarak bunu yapmış. Belgeselle, Dersim coğrafyasına çocukların sımsıcak dünyasında çok farklı bir şekilde izleyici tanıklık edecek... <BR><BR>Yönetmen Caner Canerik, Dersim’in ’38, ardından ‘70’li yıllardan 2000’ne kadar geçen çatışmalı sürecin bir çok dram ve acı yaşanılan bir coğrafyada, şarkılardan belgesele kadar çok sayıda esere temel olduğunu belirtti. Kendisinin de belgesellerinde farklı boyutlardan konuyu işlediğini söyleyen Canerik, “Bir anlamda içimiz kararmıştı. Var olan gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adım atacak mecalimiz kalmıyordu. Bizim ihtiyacımıç olan pozitif, sıcak görüntülerdi... Bu sıcaklığı en net olarak çocuklarda görebilirdik” dedi. <BR><BR>Canerik’in daha önce yaptığı belgeseller şunlar: 73. Millet, Bava Düzgün Pırdesur, Masal, Was ve Savaş Oyunu.<BR><BR>ANF NEWS AGENCY<BR></FONT><BR></P></DIV></DIV></DIV>
<P><BR>&nbsp;</P></FONT>
<P align=left><FONT color=#ffffff>&nbsp;</FONT><A href="http://www.radiozaza.de/Bert%EEjli%20%E7ocuklarin%20d%FCnyasi.htm"><FONT color=#ffffff>http://www.radiozaza.de/Bert%EEjli%20%E7ocuklarin%20d%FCnyasi.htm</FONT></A></P></DIV></DIV></DIV></DIV></o:p>
<P><A href="/blog.asp?id=167"></A>&nbsp;</P>
<P>&nbsp;</P>
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; WIDTH: 553px; HEIGHT: 1154px; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" class=in border=0 cellSpacing=0 cellPadding=0 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; width: 553px; height: 1154px; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" class=in prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<P><B><FONT color=navy size=4><FONT style="BACKGROUND-COLOR: #333333" color=#333333><A href="http://yeniozgurpolitika.org/?"><IMG border=0 src="http://yeniozgurpolitika.org/images/logo.gif"></A></FONT></FONT></B></P>
<P><B><FONT color=navy size=4>Bertîjli çocukların dünyası&nbsp;</FONT></B><BR><BR><FONT size=1>25 Subat 2010</FONT> </P></TD></TR>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" border=0 cellSpacing=0 cellPadding=0 prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" class=in align=left prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><IMG class=blok2 border=0 hspace=2 alt=Yeni_Özgür_Politika align=left src="http://yeniozgurpolitika.org/pictures/haberler/bertijbelgesel.jpg" width=200></TD>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" class=in vAlign=top prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><B>Yönetmen Caner Canerik ‘Bertîj’ belgeseli ile Dersim coğrafyasında çocukların sımsıcak dünyasına tanıklık ediyor.</B> </TD></TR></TBODY></TABLE></TD></TR>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">Dersimli yönetmen Caner Canerik, yaşamları yaylada geçen çocukların belgesellini çekti. Yönetmen Canerik, belgesel için „Bu Dersim geleceğine yönelik umudun, Dersim insanının sıcaklığına dair sevginin ve çocuk dünyasına dair herkesin bir anı bulabileceği belgesel filmdir“ diyor&#8232; 2009 yılında çekilen ve geçtiğimiz ocak ayında tamamlanan belgeselde hayvancılık yaparak geçimlerini sağlayan Bertîjlerin çocuklarının yaşamlarını ve yayla sürecini ele alıyor. &#8232;<BR><BR>6 aylık ve 14 yaş arasındaki çocuklarının yayla sürecindeki yaşamlarını filmine taşıyan Canerik, Dersim’in Pêrtax (Pertek) ilçesinde ikamet eden ve hayvancılık yaparak geçinen Şavaklıların yayla ve yayla yaşantılarını da dair kesitler sunuyor. &#8232; Pêrtax Hel Dağı çıvarında 6 aya yakın bir süre kurdukları çadırlarda yaşayan ve bölgede ‘Bertîj’ (Güneşle Gelenler) olarak tanınan ailelerin küçük çocukları ise hayata henüz ilk adımlarını yüksek yaylaların soğuk ve zorlu koşullarında atıyorlar. Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adları Kürtçe olan çocukların, Kürtçe bilmediği, adları Türkçe olan çocukların ise Kürtçe konuşması gibi film sonrası fark edilen ilginç gerçekliği barındıran belgesel aynı zamanda İngilizce altyazılı olarak gösterilecek.&#8232; Belgeselde, en küçükleri olan 6 aylık Dilan ile 12 yaşındaki Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli kişilikleri oluşturan 2 yaşındaki Rozerin ile 2.5 yaşındaki Rojbin’in hayatları merkez alınarak anlatılıyor. <BR><BR><B>Rozerin ve Rojbin<BR><BR></B>Yönetmen Cenerik ‘Bertîj’’de, adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan ya da ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken yeni baştan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin’in gözüyle izleyiciyle buluşturuyor. &#8232; Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür’ün altın arama mecaraları ve koyunların peşinde koşturmalarına ve zorluklarına tanıklık edecek izleyeci. Filmde, büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalmış. Çocukların yaşantılarını yansıtmak isteyen yönetmen Canerik, kamerasını altı açıyla kullanarak bunu yapmış. Belgeselle, Dersim coğrafyasına çocukların sımsıcak dünyasında çok farklı bir şekilde izleyici tanıklık edecek.&#8232; Yönetmen Caner Canerik, Dersim’in ’38, ardından ‘70’li yıllardan 2000 yılına kadar geçen çatışmalı sürecin birçok dram ve acı yaşanılan bir coğrafyada, şarkılardan belgesele kadar çok sayıda esere temel olduğunu belirtti. Kendisinin de belgesellerinde farklı boyutlardan konuyu işlediğini söyleyen Canerik, “Bir anlamda içimiz kararmıştı. Var olan gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adım atacak mecalimiz kalmıyordu. Bizim ihtiyacımıç olan pozitif, sıcak görüntülerdi... Bu sıcaklığı en net olarak çocuklarda görebilirdik. Bu Dersim geleceğine yönelik umudun, Dersim insanının sıcaklığına dair sevginin ve çocuk dünyasına dair herkesin bir anı bulabileceği belgesel filmdir” dedi. Geleneksel Kürt müziğinin kullanıldığı ‘Bertîj’ (Güneşle Gelenler) belgeseli 1 saat 45 dakikalık.&#8232;Canerik’in daha önce yaptığı belgeseller şunlar: ‘73. Millet’, ‘Bava Düzgün’, ‘Pırdesur’, ‘Masal’, ‘Was’ ve ‘Savaş Oyunu’.<BR><BR><B>DOĞAN TEKİN/ANF/İSTANBUL <BR><BR></B><BR><BR><FONT color=#cccccc><B>YENİ ÖZGÜR POLİTİKA</B></FONT> 
<TABLE style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" width="100%" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed">
<TBODY>
<TR>
<TD style="BORDER-BOTTOM: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-LEFT: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-TOP: #aaaaaa 1px dashed; BORDER-RIGHT: #aaaaaa 1px dashed" prevstyle="border-bottom: #aaaaaa 1px dashed; border-left: #aaaaaa 1px dashed; border-top: #aaaaaa 1px dashed; border-right: #aaaaaa 1px dashed"><FONT color=white size=1></FONT></TD></TR></TBODY></TABLE><A href="http://yeniozgurpolitika.org/?bolum=haber&amp;hid=56627">http://yeniozgurpolitika.org/?bolum=haber&amp;hid=56627</A></TD></TR></TBODY></TABLE>
<P>&nbsp;</P>
<H3><A href="?cat=6">KÜLTÜR-SANAT</A></H3>
<P class=date><B>24 Şubat 2010</B></P>
<H1 style="MARGIN-TOP: 0px">Çocuk gözünden yaylalar</H1>
<P style="MARGIN-BOTTOM: 15px"><B>Yaylacı çocuklarının yaşamlarını anlatan “Bertij” adlı belgesel film tamamlandı.</B></P>
<DIV style="POSITION: absolute; VISIBILITY: hidden; TOP: 0px; LEFT: 0px" id=beacon_e87feabf64><IMG style="WIDTH: 0px; HEIGHT: 0px" alt="" src="http://ads.gercekgundem.com/www/delivery/lg.php?bannerid=253&amp;campaignid=333&amp;zoneid=7&amp;loc=1&amp;referer=http%3A%2F%2Fgercekgundem.com%2F%3Fp%3D255682&amp;cb=e87feabf64" width=0 height=0></DIV>
<P>Caner Canerik tarafından çekilen ve yaylacı çocuklarının yaşamlarını anlatan “Bertij” ( Güneşle Gelenler ) adlı belgesel film tamamlandı.<BR><BR>1 Saat 46 Dakikalık belgesel film, Tunceli’nin Pülümür İlçesinde yer alan “Hel Dağı”nda 4 Aylık bir süre içerisinde çekildi. Yaylacıların yaşadıkları sorun ve sıkıntılar, kültürel renkleri ve değişimleri küçük çocukların oyunlarıyla yansıtılıyor.<BR><BR><BR><BR>Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adları Kürtçe olan çocukların, Kürtçe bilmediği, adları Türkçe olan çocukların ise Kürtçe konuşması gibi film sonrası fark edilen ilginç gerçekliği barındıran belgesel aynı zamanda İngilizce altyazılı olarak gösterilecek.<BR><BR><BR><BR>En küçükleri olan 6 Aylık olan Dilan ile 12 Yaşındaki Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli kişilikleri oluşturan 2 Yaşındaki Rozerin ile 2.6 yaşındaki Rojbin'in hayatları merkez alınarak anlatılıyor... <BR><BR>Adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken yeni baştan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin merkezli olarak aktarılıyor... Büyüklerin yaşadıkları; polisin rüşvet istemesi, hayvan satışındaki tüccar üçkağıtçılığı, yayla sahiplerinin baskıları gibi sıkıntılara da çocuk oyunlarıyla tanıklık ediliyor. Çoğu zaman izleyiciyi güldürecek işler peşinde koşsalar da, üs tündeki elbiseleri bile parçalanmış oyuncak bebeğini "tamir ettirme mücadelesi" gibi anlar hüzünlendirecek... Filmin en büyük başarılarından birisi de tüm duyguların çocukların “kamera algısı”nın henüz oluşmamış olması ve çekim ekibinin sınırlı diyalogla yakaladığı başarılı çizgi tamamen doğal hallerinin gösterimini sağlıyor.<BR><BR><BR><BR>Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür'ü izlerken de altın arama macerasından koyunların peşinde verdikleri koşuşturmalara, ve küçük yaşlarına rağmen kendilerine yüklenen görevleriyle hayatlarındaki zorluklara tanıklık ediliyor... Büyüklerin, genellikle detay ve müzik icra eden kişiler olarak kendilerine yer bulabildikleri filmde, her adımları ve söylemleri dramatik hikayelerin bestelenip aktarıldığı klamlarla eğlenceli, komik bir yaşamın içerisinde var olan “büyük” gerçekliğinin hüznüyle izleyiciyi etkisi altına alıyor. <BR><BR>Bu filmde büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalırken, çocuk bakış açısını yansıtmak için kamera da genellikle onların dünyalarını iyi yansıtabilecek açılarda kullanıldı ve çocuklar yürekleri kadar kocaman görüntülendi... Dersim coğrafyasında hep var olan sıkıntı ve hüzün sadece büyüklerin türkülerinde kendine yer bulurken, küçüklerin sımsıcak dünyasında çok farklı bir Dersim'i izleyiciye sunması planlanıyor...<BR><BR><BR><BR><B>Filmin yapılış nedenine ilişkin yönetmen görüşü :<BR><BR></B>Dersim 1938 yılında büyük bir katliama maruz kaldı. On binlerce kişi öldürüldü, onbinlercesi sürgüne yollandı. Sürgünden dönüş sürecinde bir parça toparlanır gibi olsalar da 1970’li yıllardan itibaren başlayan süreç 1980 Darbesiyle katmerleşti, 90’lı yıllarda Dersim yeniden aynı acıları yaşadı. Tüm Kürt coğrafyasında yaşanan olaylar Dersim’de de yaşandı. Faili meçhuller, köy yakmalar ve yine sürgün insanları yaşamaktan bezdirdi. Bütün bu süreçte bir çok dram ve acı yaşanılan bu coğrafyada, şarkılardan, filmlere, fıkralara, belgesellere kadar çok sayıda eserde hep bu acı işlendi. Bir anlamda içimiz kararmış tüm umudumuz kırılmıştı. Var olan gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adım atacak mecalimiz kalmıyordu. Bizim ihtiyacımız olan pozitif, sıcak görüntülerdi… Bu sıcaklığı en ne t olarak da çocuklarda görebilirdik.. Bu nedenle de, Dersim’i doğasıyla, gerçek şartlarıyla aktarabileceğime inandığım Bertijlerin çocuklarını çektik. Bu Dersim geleceğine yönelik umudun, Dersim insanının sıcaklığına dair sevginin ve çocuk dünyasına dair herkesin bir anı bulabileceği belgesel filmdir. </P>
<P><A href="http://gercekgundem.com/?p=255682">http://gercekgundem.com/?p=255682</A></P>
<DIV class=clear></DIV>
<P><STRONG><FONT size=4>çocuklarının yaşamlarını anlatan </FONT></STRONG></P>
<P><STRONG><FONT size=4>“Bertij” ( Güneşle Gelenler ) adlı belgesel film tamamlandı.</FONT> <BR><BR></STRONG><SPAN style="COLOR: #ff0000">BİTLİS MEDYA</SPAN></P>
<P>1 Saat 46 Dakikalık belgesel film, Tunceli’nin Pülümür İlçesinde yer alan “Hel Dağı”nda 4 Aylık bir süre içerisinde çekildi. Yaylacıların yaşadıkları sorun ve sıkıntılar, kültürel renkleri ve değişimleri küçük çocukların oyunlarıyla yansıtılıyor.<BR><BR>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp;&nbsp; <IMG alt="" src="http://gercekgundem.com/img/news/bertij2.jpg"><BR><BR>Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adları Kürtçe olan çocukların, Kürtçe bilmediği, adları Türkçe olan çocukların ise Kürtçe konuşması gibi film sonrası fark edilen ilginç gerçekliği barındıran belgesel aynı zamanda İngilizce altyazılı olarak gösterilecek.<BR><BR>&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp;&nbsp; &nbsp; <IMG alt="" src="http://gercekgundem.com/img/news/bertij3.jpg"><BR><BR>En küçükleri olan 6 Aylık olan Dilan ile 12 Yaşındaki Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli kişilikleri oluşturan 2 Yaşındaki Rozerin ile 2.6 yaşındaki Rojbin’in hayatları merkez alınarak anlatılıyor... <BR><BR>Adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken yeni baştan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin merkezli olarak aktarılıyor... Büyüklerin yaşadıkları; polisin rüşvet istemesi, hayvan satışındaki tüccar üçkağıtçılığı, yayla sahiplerinin baskıları gibi sıkıntılara da çocuk oyunlarıyla tanıklık ediliyor. Çoğu zaman izleyiciyi güldürecek işler peşinde koşsalar da, üs tündeki elbiseleri bile parçalanmış oyuncak bebeğini "tamir ettirme mücadelesi" gibi anlar hüzünlendirecek... Filmin en büyük başarılarından birisi de tüm duyguların çocukların “kamera algısı”nın henüz oluşmamış olması ve çekim ekibinin sınırlı diyalogla yakaladığı başarılı çizgi tamamen doğal hallerinin gösterimini sağlıyor.<BR><BR>Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür’ü izlerken de altın arama macerasından koyunların peşinde verdikleri koşuşturmalara, ve küçük yaşlarına rağmen kendilerine yüklenen görevleriyle hayatlarındaki zorluklara tanıklık ediliyor... Büyüklerin, genellikle detay ve müzik icra eden kişiler olarak kendilerine yer bulabildikleri filmde, her adımları ve söylemleri dramatik hikayelerin bestelenip aktarıldığı klamlarla eğlenceli, komik bir yaşamın içerisinde var olan “büyük” gerçekliğinin hüznüyle izleyiciyi etkisi altına alıyor. <BR><BR>Bu filmde büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalırken, çocuk bakış açısını yansıtmak için kamera da genellikle onların dünyalarını iyi yansıtabilecek açılarda kullanıldı ve çocuklar yürekleri kadar kocaman görüntülendi... Dersim coğrafyasında hep var olan sıkıntı ve hüzün sadece büyüklerin türkülerinde kendine yer bulurken, küçüklerin sımsıcak dünyasında çok farklı bir Dersim’i izleyiciye sunması planlanıyor...<BR><BR><IMG alt="" src="http://gercekgundem.com/img/news/bertij5.jpg"><BR><BR><B>Filmin yapılış nedenine ilişkin yönetmen görüşü :<BR><BR></B>Dersim 1938 yılında büyük bir katliama maruz kaldı. On binlerce kişi öldürüldü, onbinlercesi sürgüne yollandı. Sürgünden dönüş sürecinde bir parça toparlanır gibi olsalar da 1970’li yıllardan itibaren başlayan süreç 1980 Darbesiyle katmerleşti, 90’lı yıllarda Dersim yeniden aynı acıları yaşadı. Tüm Kürt coğrafyasında yaşanan olaylar Dersim’de de yaşandı. Faili meçhuller, köy yakmalar ve yine sürgün insanları yaşamaktan bezdirdi. Bütün bu süreçte bir çok dram ve acı yaşanılan bu coğrafyada, şarkılardan, filmlere, fıkralara, belgesellere kadar çok sayıda eserde hep bu acı işlendi. Bir anlamda içimiz kararmış tüm umudumuz kırılmıştı. Var olan gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adım atacak mecalimiz kalmıyordu. Bizim ihtiyacımız olan pozitif, sıcak görüntülerdi… Bu sıcaklığı en ne t olarak da çocuklarda görebilirdik.. Bu nedenle de, Dersim’i doğasıyla, gerçek şartlarıyla aktarabileceğime inandığım Bertijlerin çocuklarını çektik. Bu Dersim geleceğine yönelik umudun, Dersim insanının sıcaklığına dair sevginin ve çocuk dünyasına dair herkesin bir anı bulabileceği belgesel filmdir.</P>
<P><A href="http://www.bitlismedya.com/sdetay.asp?did=2556">http://www.bitlismedya.com/sdetay.asp?did=2556</A></P>
<P>&nbsp;</P>
<P>&nbsp;</P>
<P>&nbsp;</P>
<P align=center><SPAN style="FONT-SIZE: 12px"><FONT color=#999999><B id=logoklein2><FONT color=#ccff00 size=+5 face=Impact>RADIOZAZA TV</FONT></B></FONT><FONT size=1> </FONT></SPAN></P>
<DIV align=center></DIV>
<DIV align=center><FONT color=#ff0000 size=4></FONT></DIV><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"></FONT>
<DIV id=vhdfr2 class=vhdfr onmouseover="LChangeClassName('vhdfr2', 'vhdfr vshighlight');LChangeClassName('vsthmb2', 'opacite40 brd0')" onmouseout="LChangeClassName('vhdfr2', 'vhdfr');LChangeClassName('vsthmb2', 'brd0')">
<DIV class="vsthmb fltrt"></DIV>
<DIV class=vshsum>
<DIV align=center><FONT color=#ccccff size=4 face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><B><FONT color=#ff0000><IMG src="http://www.radiozaza.de/CANER%20CANERIK%20BERTIJ%20FILM/Bertij%20afis.jpg" width=302 height=328></FONT></B></FONT></DIV></DIV></DIV>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><BR><BR>Caner Canerik tarafindan çekilen ve yaylaci çocuklarinin yasamlarini anlatan “Bertij” <BR>( Günesle Gelenler ) adli belgesel film tamamlandi.</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">1 Saat 46 Dakikalik belgesel film, Tunceli’nin Pülümür Ilçesinde yer alan “Hel Dagi”nda 4 Aylik bir süre içerisinde çekildi. Yaylacilarin yasadiklari sorun ve sikintilar, kültürel renkleri ve degisimleri küçük çocuklarin oyunlariyla yansitiliyor. </FONT></P>
<P>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adlari Kürtçe olan çocuklarin, Kürtçe bilmedigi, adlari Türkçe olan çocuklarin ise Kürtçe konusmasi gibi film sonrasi fark edilen ilginç gerçekligi barindiran belgesel ayni zamanda Ingilizce altyazili olarak gösterilecek. </FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><IMG align=left src="http://www.radiozaza.de/CANER%20CANERIK%20BERTIJ%20FILM/yayla%20son%20309.jpg" width=201 height=191>En küçükleri olan 6 Aylik olan Dilan ile 12 Yasindaki Özgür gibi 7 çocugun yasamlari, en renkli kisilikleri olusturan 2 Yasindaki Rozerin ile 2.6 yasindaki Rojbin'in hayatlari merkez alinarak anlatiliyor... <BR>Adeta hiç bir seyin olmadigi mekanda, plastik posetlerden bidon yapan, yarali kuzuyu sagan yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak kosan, kendilerinden on kat büyük köpege tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltida doymadigi çayi, çadir içerisinde kimse yokken yeni bastan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocuklarin yaraticiliklarina Rozerin ile Rojbin merkezli olarak aktariliyor... Büyüklerin yasadiklari; polisin rüsvet istemesi, hayvan satisindaki tüccar üçkagitçiligi, yayla sahiplerinin baskilari gibi sikintilara da çocuk oyunlariyla taniklik ediliyor. Çogu zaman izleyiciyi güldürecek isler pesinde kossalar da, üstündeki elbiseleri bile parçalanmis oyuncak bebegini "tamir ettirme mücadelesi" gibi anlar hüzünlendirecek... Filmin en büyük basarilarindan birisi de tüm duygularin çocuklarin “kamera algisi”nin henüz olusmamis olmasi ve çekim ekibinin sinirli diyalogla yakaladigi basarili çizgi tamamen dogal hallerinin gösterimini sagliyor.</FONT></P>
<P>&nbsp;</P>
<P>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><IMG align=left src="http://www.radiozaza.de/CANER%20CANERIK%20BERTIJ%20FILM/IMG_2295.JPG" width=201 height=193>Yasca daha büyük olan Sebahat ve Özgür'ü izlerken de altin arama macerasindan koyunlarin pesinde verdikleri kosusturmalara, ve küçük yaslarina ragmen kendilerine yüklenen görevleriyle hayatlarindaki zorluklara taniklik ediliyor... Büyüklerin, genellikle detay ve müzik icra eden kisiler olarak kendilerine yer bulabildikleri filmde, her adimlari ve söylemleri dramatik hikayelerin bestelenip aktarildigi klamlarla eglenceli, komik bir yasamin içerisinde var olan “büyük” gerçekliginin hüznüyle izleyiciyi etkisi altina aliyor. Bu filmde büyükler ve yasantilari ikinci planda kalirken, çocuk bakis açisini yansitmak için kamera da genellikle onlarin dünyalarini iyi yansitabilecek açilarda kullanildi ve çocuklar yürekleri kadar kocaman görüntülendi... Dersim cografyasinda hep var olan sikinti ve hüzün sadece büyüklerin türkülerinde kendine yer bulurken, küçüklerin simsicak dünyasinda çok farkli bir Dersim'i izleyiciye sunmasi planlaniyor... </FONT></P>
<P>&nbsp;</P>
<P></P>
<P>&nbsp;</P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><BR>Filmin yapilis nedenine iliskin yönetmen görüsü : </FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Dersim 1938 yilinda büyük bir katliama maruz kaldi. On binlerce kisi öldürüldü, onbinlercesi sürgüne yollandi. Sürgünden dönüs sürecinde bir parça toparlanir gibi olsalar da 1970’li yillardan itibaren baslayan süreç 1980 Darbesiyle katmerlesti, 90’li yillarda Dersim yeniden ayni acilari yasadi. Tüm Kürt cografyasinda yasanan olaylar Dersim’de de yasandi. Faili meçhuller, köy yakmalar ve yine sürgün insanlari yasamaktan bezdirdi. Bütün bu süreçte bir çok dram ve aci yasanilan bu cografyada, sarkilardan, filmlere, fikralara, belgesellere kadar çok sayida eserde hep bu aci islendi. Bir anlamda içimiz kararmis tüm umudumuz kirilmisti. Var olan gerçeklikler öyle bir noktaya bizi götürüyordu ki, önümüzü göremez oluyorduk. Adim atacak mecalimiz kalmiyordu. Bizim ihtiyacimiz olan pozitif, sicak görüntülerdi… Bu sicakligi en net olarak da çocuklarda görebilirdik.. Bu nedenle de, Dersim’i dogasiyla, gerçek sartlariyla aktarabilecegime inandigim Bertijlerin çocuklarini çektik. Bu Dersim gelecegine yönelik umudun, Dersim insaninin sicakligina dair sevginin ve çocuk dünyasina dair herkesin bir ani bulabilecegi belgesel filmdir.<BR>Filmin Özgün Adi : Bertij – Günesle Gelenler</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Yapim Tarihi : 2010</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Süresi : 1.45</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Bölüm Sayisi : 1</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Formati : HDV 16:9 Web Sitesi : http://www.pirdesur.com/kategori.asp?id=34</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><BR>Yüksek Çözünürlüklü Fotograflar : </FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">http://cid-a982bdc7ed830eaf.skydrive.live.com/browse.aspx/Berthiz</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><BR>Elektronik Posta Adresi : canerik@hotmail.com</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><BR>JENERIK BILGILERI</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Yönetmen : Caner Canerik</FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Müzik –Geleneksel Kürt müzikleri kullanildi OYUNCULAR / LÎSTIKVAN / ACTOR AND ACTRESS<BR>Rozerin ACIM <BR>Helin ACIM<BR>Hayri ACIM<BR>Sündüz ACIM<BR>Adalet ACIM<BR>Berfin ACIM<BR>Rojbin FINDIK<BR>Mine FINDIK<BR>Serkan FINDIK<BR>Halise FINDIK<BR>Haydar FINDIK<BR>Sebahat UÇ<BR>Serhat UÇ<BR>Özgür UÇ<BR>Hayri UÇ<BR>Selin UÇ<BR>Dilan, Sevin, Havin<BR></FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif"><B><I><FONT color=#cc99ff face="Courier New, Courier, mono">YÖNETMEN / DERHÊNER / DIRECTOR <BR>Caner CANERIKCINEMATOGRAPHER / DERHÊNERÊ DÎMENÊ / GÖRÜNTÜ YÖNETMENI<BR>Caner CANERIKMÛZÎKA FÎLMÊ / ORIGINAL MUSIC / MÜZIK<BR>Geleneksel Kürt Müzikleri kullanildiMONTAJ / EDIT / KURGU</FONT></I></B><BR></FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">Caner CANERIK<BR></FONT></P>
<P><FONT color=#ccccff face="Verdana, Arial, Helvetica, sans-serif">SPONSOR</FONT></P>
<P>&nbsp;</P>
<DIV class=top_content>
<DIV class=title><FONT size=5>Yaylacı çocuklarının yaşamları belgesel oldu</FONT></DIV>
<DIV class=short_content>&nbsp;</DIV>
<DIV class=short_content>Yönetmen Caner Canerik'in, yaylacı çocuklarının yaşamlarını anlattığı "Bertij" (Güneşle Gelenler) adlı belgesel filmi tamamlandı.</DIV>
<DIV class=short_content>&nbsp;</DIV>
<DIV class=short_content>Çarşamba 24.02.2010 - 13:23</DIV></DIV>
<DIV class=news_detail_content>
<DIV id=news_content class="content content_12"><BR>AKnews'in edindiği bilgiye göre, film Türkiye'de Dersim'in Pülümür ilçesindeki Hel Dağı'nda çekildi. Çekimleri 4 ay süren belgeselde, yaylacıların yaşadıkları sorunlar, bölgenin kültürel renkleri ve zaman içinde yaşanan değişimler küçük çocukların oyunlarıyla anlatılıyor.<BR><BR>Türkçe ve Kürtçe çekilen belgeselde, adları Kürtçe olan çocukların Kürtçe bilmediği, adları Türkçe olan çocukların ise Kürtçe konuşması gibi sonradan fark edilen ilginç bir gerçekliğe dikkat çekiliyor.<BR><BR>En küçükleri 6 aylık olan Dilan ile 12 yaşındaki Özgür, 2 yaşındaki Rozerin ve 2.5 yaşındaki Rojbin'in hayatlarını merkez alan belgesel, Hel Dağı'na yaylaya çıkan hayvan besicilerinin karşılaştıkları rüşvet, hayvan satışındaki tüccar üçkağıtçılığı, yayla sahiplerinin baskıları gibi sıkıntılara yer veriyor.<BR><BR>Geleneksel Kürt müziklerinin kullanıldığı belgeselde ayrıca Rozerin Acım, Helin Acım, Hayri Acım, Sündüz Acım, Adalet Acım, Berfin Acım, Rojbin, Mine, Serkan Halise, Haydar Fındık kardeşler ile Sebahat, Serhat, Özgür, Hayri, Selin Uç ile Dilan, Şevin, Havin rol alıyorlar.</DIV>
<DIV class="content content_12">&nbsp;</DIV>
<DIV class="content content_12"><A href="http://www.timeturk.com/Yaylac%C4%B1-%C3%A7ocuklar%C4%B1n%C4%B1n-ya%C5%9Famlar%C4%B1-belgesel-oldu_114088-haberi.html">http://www.timeturk.com/Yaylac%C4%B1-%C3%A7ocuklar%C4%B1n%C4%B1n-ya%C5%9Famlar%C4%B1-belgesel-oldu_114088-haberi.html</A></DIV></DIV>]]></description><pubDate>2/25/2010</pubDate></item><item><title>Bertij CNN Turk Haberi</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=163</link><description><![CDATA[<DIV class=btm><B class=ttl>Tunceli'nin "Güneşle Gelenler"i</B> </DIV>
<DIV class="box news" sizset="0" sizcache="8" jQuery1220472608574="123">
<H3>&nbsp;</H3>
<DIV class=inr-lft sizset="7" sizcache="5" jQuery1220472608574="122">
<DIV class=content sizset="0" sizcache="7" jQuery1220472608574="5">
<DIV class=fontsize sizset="7" sizcache="5"><A class="btn btn-pls" href="javascript:;" jQuery1220472608574="6"></A></DIV>
<DIV style="FLOAT: left" sizset="0" sizcache="7">
<DIV class=photobox sizset="9" sizcache="5">
<UL class=lst>
<LI class=act><IMG style="WIDTH: 397px; HEIGHT: 219px" alt="" src="http://cdn1.cnnturk.com/handlers/file.ashx?FileID=311878&amp;Width=292&amp;Height=0&amp;BlackWhite=False" width=387 height=194> </LI></UL>
<DIV class=pgr sizset="9" sizcache="5">&nbsp;</DIV></DIV></DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5"><B sizset="25" sizcache="5">Yönetmen Caner Canerik tarafından çekilen ve yaylacı çocuklarının yaşamlarını anlatan </B></DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5"><B sizset="25" sizcache="5">"Bertij" (Güneşle Gelenler) adlı <A class=kyw href="/guncel.konular/belgesel/191/index.html" rel=583 jQuery1220472608574="8">belgesel</A> film gösterime hazırlanıyor. </B></DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5">&nbsp;</DIV>
<DIV class=blt sizset="20" sizcache="5"><BR><STRONG class=top></STRONG>1 Saat 46 Dakikalık <A class=kyw href="/guncel.konular/belgesel/191/index.html" rel=583 jQuery1220472608574="9">belgesel</A> film, Tunceli'nin Pülümür İlçesinde yer alan "Hel Dağı"nda 4 aylık bir süre içerisinde çekildi. <BR><BR>Yaylacıların yaşadıkları sorun ve sıkıntılar, kültürel renkleri ve değişimleri küçük çocukların oyunlarıyla yansıtılıyor.<BR><BR>Bertij belgeseli Türkçe ve Kürtçe çekildi. Adları Kürtçe olan çocukların, Kürtçe bilmediği, adları Türkçe olan çocukların ise Kürtçe konuşması gibi film sonrası fark edilen ilginç gerçekliği barındıran <A class=kyw href="/guncel.konular/belgesel/191/index.html" rel=583 jQuery1220472608574="10">belgesel</A> aynı zamanda İngilizce altyazılı olarak gösterilecek.<BR><BR>En küçükleri olan 6 aylık olan Dilan ile 12 yaşındaki Özgür gibi 7 çocuğun yaşamları, en renkli kişilikleri oluşturan 2 yaşındaki Rozerin ile 2.6 yaşındaki Rojbin'in hayatları merkez alınarak anlatılıyor.<BR><BR>Adeta hiç bir şeyin olmadığı mekanda, plastik poşetlerden bidon yapan, yaralı kuzuyu sağan yada ata binmek için dere tepe yuvarlanarak koşan, kendilerinden on kat büyük köpeğe tekme atmaktan çekinmeyen, kahvaltıda doymadığı çayı, çadır içerisinde kimse yokken&nbsp; yeni baştan demlemeleri gibi onlarca küçük maceraya, çocukların yaratıcılıklarına Rozerin ile Rojbin merkezli olarak aktarılıyor.<BR><BR>Büyüklerin yaşadıkları; polisin rüşvet istemesi, hayvan satışındaki tüccar üçkağıtçılığı, yayla sahiplerinin baskıları gibi sıkıntılara da çocuk oyunlarıyla tanıklık ediliyor. <BR><BR><IMG src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=311879" width=429 height=221><BR><BR>Çoğu zaman izleyiciyi güldürecek işler peşinde koşsalar da, üstündeki elbiseleri bile parçalanmış oyuncak bebeğini "tamir ettirme mücadelesi" gibi anlar hüzünlendirecek.<BR><BR>Filmin en büyük başarılarından birisi de tüm duyguların çocukların "kamera algısı"nın henüz oluşmamış olması ve çekim ekibinin sınırlı diyalogla yakaladığı başarılı çizgi tamamen doğal hallerinin gösterimini sağlıyor.<BR><BR><IMG src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=311881" width=430 height=241><BR><BR>Yaşca daha büyük olan Sebahat ve Özgür'ü izlerken de <A class=kyw href="/guncel.konular/altin/401/index.html" rel=421 jQuery1220472608574="11">altın</A> arama macerasından koyunların peşinde verdikleri koşuşturmalara, ve küçük yaşlarına rağmen kendilerine yüklenen görevleriyle hayatlarındaki zorluklara tanıklık ediliyor.<BR><BR><IMG src="http://cdn1.cnnturk.com/Handlers/File.ashx?FileID=311880" width=405 height=215><BR><BR>Büyüklerin, genellikle detay ve müzik icra eden kişiler olarak kendilerine yer bulabildikleri filmde, her adımları ve söylemleri dramatik hikayelerin bestelenip aktarıldığı klamlarla eğlenceli, komik bir yaşamın içerisinde var olan "büyük" gerçekliğinin hüznüyle izleyiciyi etkisi altına alıyor.<BR><BR>Bu filmde büyükler ve yaşantıları ikinci planda kalırken, çocuk bakış açısını yansıtmak için kamera da genellikle onların dünyalarını iyi yansıtabilecek açılarda kullanıldı ve çocuklar yürekleri kadar kocaman görüntülendi.<BR></DIV>
<DIV style="FONT-SIZE: 14px" class=htm sizset="25" sizcache="5">Kaynak : <A href="http://www.cnnturk.com/2010/kultur.sanat/sinema/02/23/tuncelinin.gunesle.gelenleri/565023.0/index.html">http://www.cnnturk.com/2010/kultur.sanat/sinema/02/23/tuncelinin.gunesle.gelenleri/565023.0/index.html</A></DIV></DIV></DIV></DIV>]]></description><pubDate>2/24/2010</pubDate></item><item><title>73. Millet Dayanışması</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=161</link><description><![CDATA[<P>73. Millet Dayanışma Çağrısı ....</P>
<P><BR>73. Millet Belgeselinde yer alan Topuz ailesinin, çalışabilir tek çocukları olan Barış Topuz'un askere gitmesiyle birlikte zor ve sıkıntılı olan yaşamları iyice içerisinden çıkılmaz bir hale girdi. Bu nedenle, elimizden geldiğince dayanışma yaratmaya çalıştık.Sadece yaşanılanı aktarmak ve Aile ile onlara destek olmak isteyenler arasında köprü olmak istedik... </P>
<P>Devamını okumak için <A href="/kategori.asp?id=36" target="">BURAYI </A>tıklayın.... 
<DIV style="DISPLAY: none"><FONT face=Impact color=#ccff00 size=7><STRONG></STRONG></FONT>
<P></P></DIV>]]></description><pubDate>2/24/2010</pubDate></item><item><title>73. Millet Dayanışması</title><link>http://www.pirdesur.com/blog.asp?id=160</link><description><![CDATA[<P>Merhaba Arkadaşlar...<BR>73. Millet Belgeselinde yer alan Topuz ailesinin, çalışabilir tek çocukları olan Barış Topuz'un askere gitmesiyle birlikte zor ve sıkıntılı olan yaşamları iyice içerisinden çıkılmaz bir hale girdi. Bu nedenle, elimizden geldiğince dayanışma yaratmaya çalıştık.Sadece yaşanılanı aktarmak ve Aile ile onlara destek olmak isteyenler arasında köprü olmak istedik... <BR><BR>Çok kısa olarak hikayelerini özetlemek gerekirse ; 4 Kişilik Topuz ailesi Tunceli'nin Pülümür İlçesi Doğanpınar köyünde yaşamaktadır. Bu aile fertleri Kürtçe konuşup kendilerini Balaban aşiretinin bir mensubu saymalarına rağmen, özellikle kendi köylüleri tarafından " Asıq" - Çingene- olarak tanımlanmış ve ötekileştirmiştir. Şu an tatlıya baglanmış gibi gözükse de geçen seneye kadar, köy çocukları arasında meydana gelen bir kavgayı müteakip tüm köylüler aileye etnik kimliklerinden dolayı ambargo koymuş ve ilişkilerini kesmiştir. Kendilerini sözde "Alevi" olarak tanımlayan bu insanların, kısmen Alevilik adına da yaptığı bu utanç verici durum, hemen yakın köyde yaşayan Alevi Dedesi soyundan olan "Büklü" ailesinin yardımlarıyla kısmen aşılmıştır. 75 Yaşındaki Mehmet, eşi Kezban oğulları Murat'tan ( engelli ) oluşan ailenin tüm geçimini diğer oğulları olan Barış Bük köyünün hayvanlarına bakarak ve köydeki her türlü işte çalışarak sağlamıştı. Ancak 2009 Yılı Ekim Ayında Barış'ın askere gitmesi ve kış mevsiminin gelmesiyle birlikte ailenin yaşadığı sıkıntı gittikçe artmıştır. <BR><BR>Kampanyaya Dair : <BR><BR>Aralık 09, Ocak 2010 : Belgeselin 12. Uluslararası 1001 Belgesel Film Festivalinde gösterimi sırasında 10 Tane film satabildik ve bunun bedeli olarak 200 Lirayı kendilerine gönderdik. Kış mevsiminin oldukça zor şartlarda geçtiği Dersim'de istedik ki onlara bir- iki günlük de olsa rahat bir nefes aldıralım... Ocak Ayında Özge Baran Taş ile Faysal Baran 150 Lira vererek ailenin en azından şeker çay gibi ihtiyaçlarını gidermelerine yardımcı oldular... Taş ile Baran, önümüzdeki aylarda da bu katkılarını devam edeceklerini belirttiler... Aynı dönem içerisinde Mesut Taşkıran 50 Lira verdi. Ancak, gönderileri Pülümür İlçe merkezinde aldıkları ve köylerinin uzak olması nedeniyle, 75 Yaşındaki Mehmet Topuz amcayı tekrar yormamak için bir sonraki ay gönderme kararı aldık... Aile, gösterilen dayanışmadan oldukça etkilendi.. Sadece bu kadarını belirtebilirim... Çok özelini burada aktarmak istemiyorum... <BR><BR>Şubat 2010 : Biraz geç kalmakla birlikte, bu ay için 600 civarındaki kişiye yaptığımız çagrıya ona yakın yanıt geldi.. <BR><BR>Engin Agrı : Türkiye'nin en batısındaki illerden birisinde oturan arkadaşımız aile ile dayanışmak için 100 Lira gönderdi... <BR><BR>Gül Boran : İstanbul da yaşayan arkadaşımız da yollanan mesaja ilk yanıt veren dostlarımızdandı ve 80 Lira göndermemiz için teslim etti. <BR><BR>Ocak ayında gönderilmeyen 50 Lira ile birlikte bu ay toplanan miktar 230 Lira olmuştur ve 15 yada 16 Şubat 2010 Tarihinde aileye posta havalesi yoluyla yollanacak ve dekontu burada yayınlanacaktır... <BR><BR>Bu ay için planlanan yardım tutarı 500 Lira olup, 300'ü aileye, 200'ünün de askerde olan Barış'a yollanması planlanmaktadır...<BR><BR>15.02.10 : Arkadaşlar bu gün, Mesut Taşkıran, Gül Boran ve Engin Ağrı'nın gönderdikleri 230 Lirayı aileye Postahaneden online olarak gönderdik.. Seher Aksakallı 50 Euro gönderdi. Yarın bankadan alıp aileye posta yoluyla yollayacağız... Aysuman Yurtsever 100 Euro'yu aile adresine gönderdi. İfran Babacan arkadaşımız ( Gül Borun'ın arkadaşı bizim de arkadaşımız sayılır :) yakın çevresinden aldığı 50 TL'yi gül ile bizlere iletti. Seher'in yolladığıyla birlikte aileye göndereceğiz... Hepinize çok teşekkürler selamlar sevgiler<BR><BR>24. 02.10 : Bugün askerde olan Barış'a Seher Aksakallı arkadaşın yolladığı 100 TL gönderildi. Dilek Şahin'in ve İrfan Babacan'ın verdikleri 50 + 50 Lira ile Nurcan Yaman Güldü'nün gönderdiği 100 Lira Mart ayında aileye gönderilecek... <BR><BR>07.03.2010 : Mart ayında Topuz ailesinin dostları olan Erkan - Serpil Aksakallı'dan 30 € + Seher Aksakallı'dan 20 € Toplam 50 € geldi. Mart 10 ile 15 Arasında aileye ve Barış'a gönderilecek...<BR><BR>15.03.2010 : Erkan ve Serpil Aksakallı'nın 30, Seher Aksakallı'nın 20 eurosu, Nurcan Yaman Güldü'nün gönderdiği 50 Euro ve Dilek Şahin ile İrfan Babacan'ın verdikleri 50'ser lira ile birlikte toplam 300 Lira Barış Gezici adına online olarak Pülümür adreslerine gönderildi.<BR><BR>Nisan 2010 : Dilek Şahin arkadaşımızın arkadaşı olan ve Amerika'da yaşayan Recai Ayar Nisan ayı için 100 USD Türk Lirasına çevrilerek Barış Gezici adına gönderdi. ...<BR><BR>Mayıs 2010 : ...<BR><BR><BR><BR>Şubat ayı için dayanışmak istediklerini belirten diğer arkadaşlar : Nurcan Yaman Güldü 50 Euro ile, Seher Aksakallı ve Erkan Aksakallı, Ercan Gur, Aysuman Yurtsever gönüllerinden geçen miktarlarla katılacağını belirten arkadaşlardır. Kampanyaya nasıl katılacakları kendi tercihleridir. Aileye direkt de yollayabilirler. Ancak, bilgi geldikçe, biz buradan paylaşmaya devam edeceğiz...<BR><BR>Planladığımız kampanya süresi oğulları askerden gelinceye kadardır. Elmizden geldikçe, çağrılarımız yanıtlandıkça, yardım edildikçe, bizde aile adına bu sayfa üzerinden arkadaşlarımıza adlarını belirterek teşekkürlerimizi sunacağız... Bunu biraz da herhangi bir şekilde elçiye zeval gelmemesi için, insanlarımızın dayanışma duygularının kötüye kullanılmasının önüne geçmek için yapıldığını belirtmek isterim...<BR><BR>Son not : Geçtiğimiz sene benim de şu an arkadaş listemde bulunan bir kişi, aile ile dayanışmak istediğini, Barış askerde olduğu süreçte her ay gönderilmek üzere 1000 Euro bulduğunu belirtti. Ailenin numarasını isteyip konuştu ve çok büyük umutlar verdi. Ancak iki aramadan sonra ne aradığını, ne de sorduğunu ögrendim... Ailede yarattığı düş kırıklığını tahmin edebilirsiniz artık. Bu nedenle, yardımda bulunma vaadiyle gelen değil, yardım ettikten sonra gelen arkadaşlara ailenin iletişim numarasını verebileceğimi de belirtmek isterim...<BR><BR>Aile ile dayanışmak isteyen arkadaşlara önümüzdeki aylarda da kampanyanın süreceğini anımsatırken, ilginize teşekkürlerimle sizleri selamlıyorum...<BR></P>]]></description><pubDate>2/24/2010</pubDate></item></channel></rss>